Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin rekorları ve skandalları

Altın Portakal’ın rekorları ve skandalları

1964’te Dr. Avni Tolunay’ın öncülüğünde başlayan Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl 59’uncu kez düzenlendi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin himayesinde, ANSET tarafından düzenlenen festivalde ‘Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’, ‘Ulusal Belgesel Film Yarışması’, Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması’, ‘Edebiyat Uyarlaması Senaryo Yarışması’ ve ‘Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’ düzenlendi.

Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin en önemli ödülleri olan Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın sonuçları bu akşam açıklanacak.
Yeşim Ustaoğlu’nun başkanı olduğu Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jürisi Ahmet Mümtaz Taylan, Azra Deniz Okyay, Harun Tekin, Haydar Ergülen, Nurgül Yeşilçay ve Uğur İçbak’tan oluştu.

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda 10 film yarıştı.

AYNA
Yönetmen… Belmin Söylemez
Senarist… Belmin Söylemez – Haşmet Topaloğlu
Oyuncular… Manolya Maya, Laçin Ceylan, Şenay Aydın, Cengiz Orhonlu
Konusu… Günümüz İstanbul’u. Toplum giderek muhâfazakarlaşırken birçok kadın bağımsızlığını koruyarak ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Oyuncu olma hayali kuran Aylin, yurtta kalan zoraki bir işletme öğrencisidir. Baskıcı babasından kurtulup kendi hayatını kurabilmek için bir Osmanlı dizisinde cariye rolünü kapmak ister. Oyunculuk öğrenmek için kursa yazılır. Frida, bir türlü bitiremediği “Frida’ya Mektuplar” oyununu kamuya açık alanlarda prova eder. Fakat her seferinde geçmişte yaşadığı şiddetten kaynaklanan panik ataklara yenik düşer. Tanınmış oyuncu Lale, tiyatrosunda oyunlar sergiler ve oyunculuk kursu verir. Ekonomik zorluklara ve değişen kültürel ortama rağmen tiyatrosunu ayakta tutmak için mücadele eder. Üç kadının yolu Lale’nin kursunda kesişir. Üzerlerindeki baskı arttıkça üçü de aynı kararla yüz yüze gelecektir: vazgeçmek veya hayalleri uğruna mücadele etmek.

BİR UMUT
Yönetmen… Ümit Köreken
Senarist… Ümit Köreken – Nursen Çetin Köreken
Oyuncular… Baran Şükrü Babacan, Eylem Yıldız, Funda Eskioğlu
Konusu… Umut, sinema filmlerinde rol almak isteyen bir oyuncudur. Eşi Asiye ile birlikte kurdukları özel tiyatroda yönetmenlik yapmaktadır. On dört yaşında babasını kaybeden Umut, annesinin üç çocuklu bir adamla evlenmesi üzerine Bursa’da yaşayan dayısının yanına gönderilmiş ve sonrasında yirmi yıl boyunca annesiyle hiç görüşmemiştir. Anadolu’nun küçük bir kasabasında yaşayan annesi MS hastalığı nedeniyle tedavi için Bursa’ya gelir. Annesinin tedavisiyle ilgilenmek zorunda kalan Umut hastanede sürpriz bir şekilde Asiye’nin hamile olduğunu öğrenir. Umut’un çocuk sahibi olmak istememesi nedeniyle durum büyük bir krize yol açar. Asiye telefonuyla çantasını almadan ortadan kaybolur. Umut yıllardır içinde biriktirdiği duygular nedeniyle annesiyle büyük bir hesaplaşma yaşar.

BOMBOŞ
Yönetmen… Onur Ünlü
Senarist… Onur Ünlü
Oyuncular… Serkan Keskin, Settar Tanrıöğen, Hazar Ergüçlü
Konusu… Hayattaki tek tutkusu cansız şeylerin fotoğrafını çekmek olan kırk yaşındaki Günel, şirket çekilişinde kazandığı bedava Kıbrıs tatilinde, enerjik ve sempatik fakat biraz da geçmişi karanlık Şefik’le tanışır. Lüks villada, havuz kenarında, birayla başlayan tatil, Günel’in bacağını kırmasıyla tatsızlaşır. Tek avuntusu İstanbul’daki komşusuyla aynı adı taşıyan ve tıpkı onun gibi hemşire olan Nazlı’yla tanışmaktır. Sıkıntıdan komşu villadaki Şefik’i gözleyen Günel beklenmedik bir… cinayete mi şahit olur? Sıcak hava ve aldığı ilaçlar yüzünden bir türlü emin olamaz.

GİDİŞ O GİDİŞ
Yönetmen… Burak Çevik – Sofia Bohdanowicz – Blake Williams
Senarist… Burak Çevik – Sofia Bohdanowicz – Blake Williams
Oyuncular…Deragh Campbell
Konusu… Audrey Benac, yakın zamanda ölen dostu Juliane’in evine bakmak için Paris’e taşınır ve bu evde tek başına yaşamaya başlar. Birbirinin aynısı günler akıp giderken iki yönetmen arkadaşından video mektuplar almaya başlar: İstanbul’dan Burak ve Toronto’dan Blake. Bu mektuplaşmalarla birlikte Audrey, dünyadaki varlığını tekrar sorgular ve yasını tutarken bir iyileşme sürecine girer.

HARA
Yönetmen… Atalay Taşdiken
Senarist… Atalay Taşdiken
Oyuncular… Serkan Ercan, Nehir Erdoğan, Dolunay Soysert, Isabella Haddock
Konusu… Babası veteriner olan ve atlarla iç içe büyüyen Beste (13), yeni gelen patronun çiftliği kapatma kararına direnir. Atların teker teker satıldığı süreçte, Beste’nin annesi ve babası da ayrılma kararı alır. Bir yandan en sevdiği at Turagay’ın satılması, diğer yandan ailesinin dağılmasıyla on üç yaşındaki kız için çok zorlu bir süreç başlar.

IGUANA TOKYO
Yönetmen… Kaan Müjdeci
Senarist… Kaan Müjdeci
Oyuncular… Saadet Işıl Aksoy, Ertan Saban, Deniz Ülkü
Konusu…. Tokyo, yakın gelecek… Şehrin her köşesi, tüm sosyal katmanları M² isimli sanal gerçeklik oyununun büyüsü altındadır. Her yaş ve statüden insanın kendini içinde özgürce kaybedebildiği bu oyun, sıradan bir aile için kazananın aileyi yönettiği tehlikeli bir deneyime dönüşür. Gerçekle fantezi arasındaki ince çizgi bulanıklaşırken M² yaşam alanlarını kontrol edip ailenin gündelik hayatını yeniden tanımlamaya başlar. Kurallar basittir: Kim kazanırsa evdeki kişisel alanı büyür, daha büyük M²’ye sahip olan evi de yönetir. M²’yi en iyi oynayan aile ferdi 14 yaşındaki Tokyo, elindeki bu güç sayesinde gerçeklikle gerçek olmasını istedikleri arasında gezinir. İnsanların gerçeklikten kolayca kaçabildiği yeni dünyada sadece hayvanlar dışarıdadır. Devasa, yeşil bir iguana insanların iki dünya arasında yavaş yavaş kendilerini kaybetmelerine tanık olabilen tek canlıdır.

KAR VE AYI
Yönetmen… Selcen Ergun
Senarist… Selcen Ergun – Yeşim Aslan
Oyuncular… Merve Dizdar, Saygın Soysal, Asiye Dinçsoy, Erkan Bektaş, Derya Pınar Ak, Muttalip Müjdeci, Onur Gürçay
Konusu… Karlarla kaplı, uzak bir kasaba. Yollar kar yüzünden kapalı. Soğuk. Bu sene kış, neredeyse gerçeküstü bir şekilde bitmek bilmemiş. Cemre her yere çoktan düşmüş de sanki buraları kazara atlamış, uğramamış gibi. Kış uykusundan erken uyanan, çevredeki hayvanları telef eden ayı hikâyeleri kulaktan kulağa yayılmış. Uyanan ayıları kimse gerçekten görmemiş olsa da, yakında kasabaya da gelecekleri korkusu herkesi sarmış. Genç hemşire Aslı, mecburi hizmet için buraya yeni atanmıştır. Jandarmanın en büyük derdinin karakola dadanan yarasalar olduğu bu küçük kasabada, bir gece ansızın ortadan kaybolan bir adam türlü dedikodunun yayılmasına neden olur. Aslı kendisini adım adım su yüzüne çıkan erk ilişkilerinin, sır ortaklıklarının ve kuşkuların ortasında bulur.

KARANLIK GECE
Yönetmen… Özcan Alper
Senarist… Özcan Alper – Murat Uyurkulak
Oyuncular… Berkay Ateş, Cem Yiğit Üzümoğlu, Pınar Deniz, Taner Birsel, Sibel Kekilli
Konusu…. İshak , küçük bir dağ kasabasından çıkmış gezgin bir müzisyendir. Yedi yıl önce dahil olduğu bir linç olayı, ölmek üzere olan annesiyle vedalaşmak için kasabasına döndüğünde peşini bırakmaz. Çocukluk arkadaşları olan diğer beş fail ve onları destekleyen kasaba halkıyla yüzleşen İshak, üzerine çöken suçluluk duygusuyla mücadele eder. Aslında kasabadaki herkes üç maymunu oynamaktadır, çünkü herkesin eline kan bulaşmıştır.

KURAK GÜNLER
Yönetmen… Emin Alper
Senarist… Emin Alper
Oyuncular… Selahattin Paşalı, Ekin Koç, Selin Yeninci, Erol Babaoğlu, Erdem Şenocak, Sinan Demirer, Nizam Namidar, Ali Seçkiner Alıcı, Eylül Ersöz
Konusu…. Emre, Yanıklar kasabasına yeni tayin olmuş çiçeği burnunda bir savcıdır. Bekleyen işlere büyük bir ciddiyetle sarılan Emre, başta belediye başkanı Selim Bey olmak üzere kasaba eşrafı tarafından büyük bir saygıyla karşılanmıştır. Ancak bu hoş karşılamaya rağmen ilk günden itibaren bazı tuhaflık ve gerginlikler yaşanır. Belediye başkanlığı seçimleri yaklaştıkça kasabadaki gerginlik iyice artar. Emre, siyasi çekişmelerde taraf olmak istemese de ona karşı yükselen homurtular, onu yavaş yavaş kasabanın muhalif gazetecisi Murat’a yaklaştırır ve genç savcı kısa süre sonra kısır bir döngüye sıkışıp kalır.

LCV (LÜTFEN CEVAP VERİNİZ)
Yönetmen… İsmet Kurtuluş – Kaan Arıcı
Senarist… Erdi Işık
Oyuncular… Ushan Çakır, Melisa Şenolsun, Cem Yiğit Üzümoğlu
Konusu…. Evlenmelerine bir saat kala, törenin yapılacağı otelde son hazırlıklarını yapan Ceren ile Semih, yakın arkadaşları Mert’in geçmişteki sırları ortaya dökmeye başlamasıyla en mutlu günlerini sorgulamak zorunda kalırlar.

Dönemin Antalya Belediye Başkanı ressam Ömer Eken, 1960’ta Antalya Festivali’nin organize edilmesi için şair ve yönetmen Behlül Dal‘ı görevlendirdi. 27 Mayıs 1960’ta başlayacak olan festival, aynı gün gerçekleştirilen 27 Mayıs Darbesi nedeniyle yapılamadı.
Ertesi yıl yine 27 Mayıs’ta başlayan Antalya Festivali, çeşitli etkinliklerle gerçekleştirildi.

1962’de fuarlaştırılan Antalya Festivali12 Ekim – 21 Ekim arasında futbol maçlarının da olduğu etkinlikle gerçekleştirildi. O yılki festivalde ayrıca Türk – Alman Dostluk Derneği ve ABD Haberler Servisi’nin hazırladığı ülkelerinin tanıtım filmleri de gösterildi.
1963’teki Antalya Festivali’nde ise özel bir akaryakıt şirketi tarafından hazırlanan film gösterimleri yer aldı.

'Pamuk Prenses ve 7 Cüceler'in oyuncuları kortejde halkı selamlıyor (1971)

‘Pamuk Prenses ve 7 Cüceler’in oyuncuları kortejde halkı selamlıyor (1971)

1963’te belediye başkanı seçilen Dr. Avni Tolunay, ortaya sayıları günbegün artan Türk filmlerinin Antalya Festivali’nde gösterilmesine yönelik bir fikir attı. Bu fikir doğrultusunda Türk filmlerinin ayrı bir festival kapsamında yer almasına ve festivalin içinde yarışma olmasına karar verildi.
Antalya’nın simgeleri olan portakal, deniz ve Venüs heykeliyle bütünleştirilerek ‘Altın Portakal Ödülü’nün heykelciği dizayn edildi.

O güne kadar bir festivali olmayan Türk sineması elbette sektörü geliştirecek bir girişim olduğunu düşündükleri Antalya Altın Portakal Film Festivali’ni bağrına bastı.

Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin sinema sektörüne verdiği şevk aynı yıl film sayılarına yansıdı.
İlk festivalin ertesi yılı 51 yıllık Türk sinemasının film rekoru kırıldı.
Festivalden önceki 5 yılla festivalden sonraki 5 yılı karşılaştırdığımız zaman Altın Portakal Film Festivali’nin Türk sinemasına olan katkısı gözler önüne seriliyor.

1979’da sansür kurulu, yarışmaya katılan ‘Demir Yolu’ ve ‘Yusuf ile Kenan’ adlı filmleri engelleyince yapımcılar festivali protesto etti. Bunun üzerine festival yapılamadı.
1980’deki festival ise 12 Eylül askeri darbesi yüzünden gerçekleştirilemedi.

İLK FESTİVALE KATILAN FİLMLER
* Acı Hayat… Metin Erksan
* Ağaçlar Ayakta Ölür… Memduh Ün
* Ayrılan Yollar… Ertem Göreç
* Gurbet Kuşları… Halit Refiğ
* Kızgın Delikanlı… Ertem Göreç
* Yarın Bizimdir… Atıf Yılmaz

Acı Hayat

Acı Hayat

İLK ÖDÜLLERİ KAZANANLAR
* En İyi Film… Gurbet Kuşları
* En İyi Yönetmen… Halit Refiğ (Gurbet Kuşları)
* En İyi Kadın Oyuncu… Türkan Şoray (Acı Hayat)
* En İyi Erkek Oyuncu… İzzet Günay (Ağaçlar Ayakta Ölür)
* En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu… Yıldız Kenter (Ağaçlar Ayakta Ölür)
* En İyi Erkek Oyuncu… Ulvi Uraz (Yarın Bizimdir)
* En İyi Görüntü Yönetmeni… Ali Uğur (Acı Hayat)

Gurbet Kuşları

Gurbet Kuşları

EN ÇOK ÖDÜL KAZANAN YÖNETMEN
Atıf Yılmaz… 6 kez
* Keşanlı Ali Destanı (1965)
* Zulüm (1972)
* Deli Yusuf (1976)
* Selvi Boylum Al Yazmalım (1978)
* Bir Yudum Sevgi (1984)
* Aaahh Belinda (1986)

Atıf Yılmaz (1925 - 2006)

Atıf Yılmaz (1925 – 2006)

EN ÇOK ÖDÜL KAZANAN KADIN OYUNCU
Hülya Koçyiğit… 5 kez
* Cemile (1969)
* Tanrı Misafiri (1973)
* Diyet (1975)
* Derman (1984)
* Karılar Koğuşu (1990)

Hülya Koçyiğit - Karılar Koğuşu (1990)

Hülya Koçyiğit – Karılar Koğuşu (1990)

EN ÇOK ÖDÜL KAZANAN ERKEK OYUNCU
Tarık Akan… 7 kez
* Suçlu (1973)
* Maden (1978)
* Adak ve Sürü (1980)
* Pehlivan (1984)
* Üçüncü Göz (1989)
* Karartma Geceleri (1990)
* Gülüm (2003)

Tarık Akan - Karartma Geceleri (1990)

Tarık Akan – Karartma Geceleri (1990)

EN ÇOK ÖDÜL KAZANAN SENARİST
Yavuz Turgul… 4 kez
* Çiçek Abbas (1982)
* Züğürt Ağa (1986)
* Muhsin Bey (1987)
* Gölge Oyunu (1993)

Yavuz Turgul

Yavuz Turgul

Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde günümüze kadar 5 çocuk oyuncuya ‘En İyi Çocuk Oyuncu’ ödülü verildi.
* Zafer Karakaş… Cemile (1969)
* İlker İnanoğlu… Yumurcak (1970)
* Menderes Utku… Afacan (1971) ve Afacan Harika Çocuk (1973)
* Cem Davran… Yusuf ile Kenan (1979)
* Abdülkadir Tuncer… Güzelliğin On Par’ Etmez (2012)

Abdülkadir Tuncer'e ödülünü jüri başkanı Hülya Avşar verdi

Abdülkadir Tuncer’e ödülünü jüri başkanı Hülya Avşar verdi

1995’te Antalya Büyükşehir Belediyesi önderliğinde kurulan Altın Portakal Kültür ve Sanat Vakfı ile kurumsal bir yapıya sahip olan Antalya Altın Portakal Film Festivali, aynı yıl yabancı filmlerin de katılımıyla uluslararası bir kimliğe sahip oldu.

Antalya Altın Portakal Film Festivali, 2015’te tamamen uluslararası kimliğe bürünürken adındaki ‘Altın Portakal’ ibaresi çıkarıldı. Yeni adı Uluslararası Antalya Film Festivali olan festivalin ulusal sinemadan uzaklaşmasının ilk örneği 2017 ve 2018’deki organizasyonlarda görüldü.

2017 ve 2018’de festivalin tarihinde ilk kez ‘Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması’ düzenlenmedi.
Ne var ki Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin tamamen uluslararası olması ‘Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak’ atasözündeki durumu ortaya çıkardı.

Festival, uluslararasında arzulanan seviyeye ulaşmadığı gibi ulusal sinemadan da uzaklaştı.
Bunun üzerine 2019’da ‘Öze Dönüş’ parolasıyla ‘Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması’nın tekrar yapılmasına karar verildi. Adı tekrar ‘Antalya Altın Portakal Film Festivali olarak değiştirilen festivalin ‘Öze Dönüş’ yılının afişleri ise kadın oyuncular arasında ilk ödülü kazanan Türkan Şoray’ın fotoğrafıyla dizayn edildi.

Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin yaşadığı tek sorun formatının değiştirilmesiyle ulusal sinemadan uzaklaşması olmadı.
Festivalin bir diğer önemli sorunu da Türk sinemasının 2001’den itibaren komedi filmleri ağırlıklı olarak yeni bir yapılanmaya girmesiyle meydana geldi. Son 20 yıldır komedi filmlerinin gördüğü büyük ilgi ‘Yıldız Oyuncu’ tanımını değiştirdi.

Geniş kitlelerce izlenmelerinden dolayı komedi filmlerinin oyuncuları ‘Yıldız Oyuncu’ olarak benimsendi. Az sayıda kişi tarafından izlendiği için ‘Sanat’ filmlerinin oyuncuları, istisnalar hariç geniş kitlelerce ‘Yıldız Oyuncu’ mertebesine yükseltilmedi. Komedi filmlerinin oyuncularının yine istisnalar hariç ‘Sanat’ filmlerinde rol almaması ‘Yıldız Oyuncu’ kavramını komedi filmi oyuncularıyla özdeşleştirdi.

Antalya Altın Portakal Film Festivali, başladığı tarihten itibaren ‘Sanat’ filmlerini desteklemeyi amaçlasa da gişe filmerini ve üretenlerini göz ardı etmedi. 2000’li yıllardan itibaren ise ‘Sanat Filmi – Gişe Filmi’ ayrımı keskin bir hal alınca gişe filmleri festivalden uzaklaştı.  

SON 10 YILIN ‘EN İYİ FİLMLERİ’NİN GİŞE RAKAMLARI
2012
* Güzelliğin On Par’etmez… 6.182
2013
* Cennetten Kovulmak… 7.244
Kusursuzlar… 8.439
2014
* Kuzu… 11.838
2015
* Sarmaşık… 26.381
2016
* Mavi Bisiklet… 10.503
2017
Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması düzenlenmedi.
2018
Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması düzenlenmedi.
2019
* Bozkır… 1.639
2020
* Hayaletler… (Pandemi nedeniyle gösterime girmedi)
2021
* Okul Tıraşı… 5.733

Film festivallerinin var olma amacının “Gişe filmleri nasıl olsa bolca para kazanıyor, biz sinemanın diğer hizmetkârı olan ‘Sanat’ filmlerine destek verelim, sanatı ön planda tutalım” düşüncesi olduğunu göz ardı edemeyiz.
Kimine göre doğru olan bu.
Kimine göre de sinema zaten başlı başına bir sanat olduğu için bünyesindeki tüm içerikler doğal olarak zaten sanat eseridir.
Bu durum, ülkemizde de dünyada da uzun yıllardır var olan bir tartışma konusu.
Ne var ki yıldız oyuncu profilinin değişmesi ülkemizdeki diğer tüm film festivallerine olduğu gibi Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne geniş kitlelerce duyulan heyecanı azalttığı da bir gerçek.

Uluslararası bir kimliğe sahip olması, bunun sonucu sinema adına başarılar elde etmiş, oyuncuların, yönetmenlerin, senaristlerin ve görüntü yönetmenlerinin katılımıyla içeriği zenginleşti zenginleşmesine ama bu durum, adım adım ulusal sinemanın ikinci rolde kalmasına neden oldu. Tarihi boyunca ayrı bir ilgi gösterdiği, ülkemizin en güzide festivali haline gelmesinde başrolü oynadığı sinema sektörü ulusal sinemadan uzaklaşması üzerine Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne tepki gösterdi.

UNUTULMAZ SKANDALLARI

1965…
Antalya Şehir Kulübü’ndeki ödül töreninde Milliyetçiler Derneği’nin yönetim kurulu üyeleri olan hukuk öğrencileri, komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle festivalde üçüncü seçilen Türk sinemasının ilk işçi filmi olan ‘Karanlıkta Uyananlar’ı protesto etti. Öğrencilerin sahneye çıkıp konuşma yapması belediye başkanı Dr. Avni Tolunay tarafından engellendi. Filmin başrol oyuncusu Beklan Algan da filme gösterilen tepkiye karşı konuşma yapmak istedi. Ne var ki Dr. Avni Tolunay, onu da engelledi. Festivaldeki sinemacılar bunun sansür olduğunu belirterek içlerinden 16’sı kazandıkları ödülleri iade etti.

1965…
‘Haremdeki Dört Kadın’ın gösterimi sırasında yaklaşık 100 kişi, lezbiyen ilişki içerikli sahneleri nedeniyle filmi protesto etti. Makine dairesini basan protestocular, polisler tarafından sinemadan çıkarıldı.

1969…
Ödül kazanamayan bir grup sinemacı, jüriyi protesto etmek için oturdukları masayı devirdi. Çıkan kavgada ödül heykelcikleri havada uçuştu.

1975…
‘En İyi Film Ödülü’nü o günlerde hapiste olan Yılmaz Güney’in ‘Endişe’ adlı filmi kazandı. Ödülü almak için sahneye çıkan Fatoş Güney, Yılmaz Güney’in “Bu ödülü halkıma ithaf ediyorum” sözünü aktardı. Yılmaz Güney’i siyasi görüşlerinden dolayı benimsemeyen bir grup sahneyi şişe ve taş yağmuruna tuttu. Birçok gazeteci ve belediye başkanı Selahattin Tonguç yaralandı.

1984…
O yıl, SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) ilk kez festivalde ödül verdi. Birçok sinemacı bu ödül dalına karşıydı. Türker İnanoğlu, eleştirmenler ödülünü açıklayan sinema yazarı Vecdi Sayar’ın üzerine yürüyerek “Bu ödüller geçersizdir” dedi. Ulusal yarışmada ‘En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazanan Tarık Akan ise eleştirmenlerin Şener Şen’e ‘En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ dalında SİYAD Ödülü vermesi üzerine Vecdi Sayar’ı yumrukladı.

1997…
Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Cüneyt Arkın ile Güven Kıraç kavga etti
‘Masumiyetle’ ‘En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne aday olan Güven Kıraç, ödülün Tanju Gürsu’ya, verilmesine tepki göstererek ‘‘Tanju Gürsu, kendisinin seslendirmediği bir rolle ödül aldı’’ sözüne Cüneyt Arkın oldukça öfkelendi. ‘‘Sen kim oluyorsun? Bize sinemayı sen mi öğreteceksin?’’ diyerek Kıraç’ı yumruklamaya kalktı.

2005…
Festivale davetli olarak gelen Michael Madsen ile Woody Harrelson açılış gecesinde kavga etti. Kavgayı bir diğer yabancı davetli David Carradine zar zor ayırdı.

2009…
Yarışma filmlerinden Kutluğ Ataman’ın yönettiği “Ay’a Seyahat”in gösteriminde birçok izleyici filmden sıkılıp salonu terk etti. Film bitmeden salonu terk edenler arasında yarışmanın jüri üyelerinden biri olan Yavuz Bingöl de vardı.

2021…
‘Zuhal’deki rolüyle ‘En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü Nihal Yalçın kazandı. Ödülünü Tamer Karadağlı takdim etti. Ancak Yalçın’ın konuşması sırasında Karadağlı’nın sergilediği tavırlar, törene damgasını vurdu. Nihal Yalçın konuşurken sık sık saatine bakan Tamer Karadağlı, ünlü oyuncunun ekip arkadaşlarına teşekkür ettiği sırada ödülü uzattı. Şaşkınlığını gizleyemeyen Yalçın, önce “Kim verdi ödülü?”, ardından “Sus mu dediniz? Artık sus mu diyorsunuz?” diye sordu. Tamer Karadağlı ise meslektaşına “Ödülünüzle birlikte konuşun diye” yanıtını verdi.
Sahnedeki bu diyalog ödül töreninin önüne geçti. Festivalin ardından sosyal medya üzerinden devam eden tartışma ödülleri gölgede bıraktı.

Tarihi boyunca Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne katılan dünyaca ünlü sinemacılar;
* Abbas Kiarostami
* Adrien Brody
* Andie MacDowell
* Asghar Farhadi
* Audrey Tautou
* Bahman Ghobadi
* Bo Derek
* Bob Rafelson
* Catherine Deneuve
* Danny Glover
* David Carradine 
* Emir Kusturica
* Faye Dunaway,
* Francis Ford Coppola
* Helen Mirren
* Harvey Keitel
* István Szabó
* Jacklyn Bisset
* Jean Claude Van Damme
* John Savage
* Kevin Spacey
* Krzysztof Zanussi
* Mickey Rourke
* Michael Madsen
* Paul Verhoeven
* Theresa Russell
* Udo Kier
* Woody Harrelson 




Related Posts

Bir cevap yazın

izmit escort bursa escort istanbul escort şişli escort avcılar escort beylikdüzü escort şirinevler escort avrupa yakası escort istanbul escort şişli escort ataşehir escort şişli escort sex hikaye bursa escort betvino beylikdüzü escort