Füze saldırısında can veren genç tır şoförünün annesi: “İsrail ve Amerika kahrolsunlar, kendi ateşlerinde yansınlar”

Afganistan dönüşünde İran’ın Tebriz şehrinde tırına füzenin şarapnel parçasının isabet etmesiyle evladı Hüseyin Fırat’ı kaybeden anne Hayriye Fırat ve baba Coşkun Fırat, Ramazan Bayramı’nı hüzünlü geçirdi. Fırat ailesi, evladının ölümüne sebep olan İsrail ve Amerika’yı seslenerek "Beni yaktılar, Rabbim de onları yaksın" dedi.
Reyhanlı ilçesi Bağlar Mahallesi’nde yaşayan 29 yaşındaki Hüseyin Fırat, askerlik mesleğini bıraktıktan sonra baba mesleği olan tır şoförlüğünü sürdürerek ekmek parasını kazanıyordu. İstanbul’dan aldığı yükle Afganistan’a doğru yola çıkan Fırat, dönüş yolunda İran’ın Tebriz şehrine geldiği esnada düşen füzenin şarapnel parçalarının tıra isabet etmesiyle ağır yaralandı. Ağır yaralanan tır şoförü Fırat, İran’ın Zencan Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Fırat, İran’da hastanede 6 gün süren hayat mücadelesini kaybetti. Fırat’ın cenazesi diplomatik işlemlerin ardından İran’dan Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde baba ocağına getirildi ve 13 Mart Cuma günü Mezarlık Kompleksi’nde gözyaşları içerisinde kılınan cenaze namazının ardından defnedildi. Evlatlarını kaybeden baba Coşkun Fırat ile anne Hayriye Fırat, Ramazan Bayramı’nı hüzünlü geçirdi.

"İsrail ve Amerika’yı lanetliyorum, lanetle kınıyoruz"
Evladının yokluğunda Ramazan Bayramı’nı hüzünlü geçirdiğini söyleyen acılı baba Coşkun Fırat, "Biz İstanbul’dan Afganistan’a yükümüzü boşalttık ve orada iki gün yükümüzü yükledik. Eve geldikten sonra yolda herhangi bir sıkıntı yok. Yolda beraber o beni geçiyor, ben onu geçiyorum. Ben kahve çay içiyordum. Kendisi zaten oruçluydu ve o şekilde zamanını geçirirdi. Saat 4’ü 10 geçe Kazvin ve Zencan ilçesinde aniden bir gümbürtü sesi oldu. O gümleme sesinden dolayı ben aynaya baktım ve oğlumun aracının alevler içinde olduğunu gördüm. Aracı görünce hemen sağa çektim ve gittim oğlumun bomba yerinde oğlumu aradım ama bulamadım. Kendisini aracın arkasında buldum. O anda kendisini kucaklayıp İranlı vatandaşla beraber direkt hastaneye götürdüm. Hastaneye götürdüğümün birinci günü, ikinci günü, üç günde, ikinci hastane sevkinden sonra rahmet haberini duyduk. Şarapnel parçası bana gelmedi. Aramızdaki mesafe yanılmıyorsam üç veya dört tır mesafesi, aşağı yukarısı 60 metreydi. Oğlumun çok güzel hayalleri vardı. Oğlum; ailesine ve kardeşlerine düşkün, karıncayı incitmeyen bir insandı. Allah ondan razı olsun. Ben öyle bir evlat görmedim. Gerçekten kendi kendine ve ailesine kendini güzel hissettirmiş. Bayramda bizi alırdı akrabalara ve mezarlıklara götürürdü. Rahmetli oğlum gezmeyi severdi ve dost akraba ziyaretini severdi. Ama maalesef bu bayram onsuz hüzünlü geçiyor. İran İçişleri Bakanlığı taziye mesajında bulundu sözlü ve bizi arayarak. Allah’tan gelen bir şey, İsrail ve Amerika’yı lanetliyorum, lanetle kınıyoruz" dedi.

"Geçen yıl çok iyi bir bayramdı ama bu bayramda yanımda yok"
Evladının hayallerini anlatan anne Hayriye Fırat ise, "Geçen yıl çok iyi bir bayramdı ama bu bayramda yanımda yok. Evime, yüreğime ateş düştü ve çok kötü bir duygu. Nasıl anlatacağımı ben de bilmiyorum. Oğlum çok iyi ve merhametli biriydi. Böyle akraba ziyaretlerini çok severdi. O kendi kendini yetiştirdi. Ben ondan razıyım, Rabbim ondan da razı olsun inşallah. Bir hayali vardı. Borcunu bitirdikten sonra beni umreye götürecekti bu yaz sonu. Beraber gidecektik. Hayalleri daha sonra evlenecekti, yuva kuracaktı. Kardeşlerine güzel bir gelecek sağlayacaktı. Hep kardeşlerini, bizi düşünüyordu. Hayalleri yarım kaldı maalesef. İsrail ve Amerika kahrolsunlar, kendi ateşlerinde yansınlar. Beni yaktılar, Rabbim onları da yaksın inşallah. Beni evladımdan ayırdılar. Ben yandım Allah kimseyi yakmasın. Ben evladımdan ayrıldım. Allah hiçbir anneye böyle bir acı yaşatmasın" ifadelerini kullandı.