HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: “Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam edeceğiz”
HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Arslan, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Arslan açıklamasında, "Çanakkale, vatanı, bayrağı ve hürriyeti için topyekun ayağa kalkan bir milletin yazdığı eşsiz bir destandır. Çanakkale, emperyalizme karşı verilen mücadelenin, milletimizin birlik ve dayanışmasının tarih sahnesine kazınmış en güçlü nişanesidir. Çanakkale Savaşları ve elde edilen büyük zafer, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biridir. Çanakkale, sadece bir askeri başarı değil, bir milletin bağımsız yaşama kararlılığının, inancının ve fedakârlığının sembolüdür. Çanakkale, vatanı ve bağımsızlığı için düşmana karşı tek vücut olan aziz milletimizin kahramanlık destanını yazdığı yerdir. Çanakkale, milletimizin imanının, azminin ve kararlılığının tüm dünyaya ilan edildiği yerdir" dedi.
"Seyit Onbaşı, imkansızlıklar karşısında inancın neleri başarabileceğinin en çarpıcı sembollerinden biri olmuştur"
Çanakkale ruhunun önemli isimlerinden biri olan Seyit Onbaşı’nın vatan sevgisiyle hafızalarda silinmez bir yer edindiğini aktaran Arslan, "Çanakkale geçilmez diyerek yedi düvele meydan okuyan ecdadımız, bize bağımsızlığın ve egemenliğin ne kadar büyük bedellerle kazanıldığını göstermiştir. Bugün sahip olduğumuz özgürlük ve bağımsızlık, o gün toprağa düşen binlerce şehidimizin emanetidir. Çanakkale, milletimizin birlik olduğunda neleri başarabileceğinin en güçlü göstergesi olmuştur. Çanakkale ruhunun en müstesna timsallerinden biri olan Seyit Onbaşı, imanıyla, cesaretiyle ve vatan sevgisiyle milletimizin hafızasında silinmez bir yer edinmiştir. Sırtladığı mermiyle yalnızca savaşın seyrine değil, bir milletin direniş azmine de damga vuran Seyit Onbaşı, imkansızlıklar karşısında inancın, fedakarlığın ve kararlılığın neleri başarabileceğinin en çarpıcı sembollerinden biri olmuştur" ifadelerini kullandı.
"Çanakkale’de emperyalist güçlere karşı verilen mücadele bize açık bir gerçeği göstermiştir"
İsrail’in Orta Doğu’daki hukuk tanımaz uygulamalarının uluslararası barışı yok ettiğini belirten Arslan, "Bugün dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşlar ve saldırılar, bağımsızlığın ve egemenliğin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermektedir. Son dönemde emperyalist ABD ve katil siyonist İsrail’in Orta Doğu’yu ateş topuna çeviren hukuk tanımaz uygulamaları ve bölge ülkelerinin egemenliğini hedef alan saldırıları, uluslararası barışı ve istikrarı yok etmektedir. Çanakkale’de emperyalist güçlere karşı verilen mücadele bize açık bir gerçeği göstermiştir. Bağımsızlık fedakârlıkla kazanılan ve kararlılıkla nesilden nesile taşınan bir erdem, bir emanettir. Çanakkale ruhu; zulme, işgale ve haksızlığa karşı direnen milletler için her zaman ilham kaynağı olmuştur. Dün Çanakkale’de bağımsızlık için verilen mücadele nasıl ki tarihin akışını değiştirdiyse, bugün de milletlerin kendi kaderini tayin hakkına ve egemenliğine saygı gösterilmesi, dünya barışı için hayati önem taşımaktadır. Orta Doğu’da kalıcı barış; işgal, saldırı ve güç politikalarıyla değil, demokrasi, adalet, uluslararası hukuk ve egemenlik haklarına saygı temelinde mümkündür" dedi.
"Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam edeceğiz"
Arslan, sivillerin yaşam hakkını hiçe sayan saldırıların insanlığa karşı işlenen ağır suçlar olarak tarihe geçtiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Orta Doğu’yu daha büyük bir çatışma ve istikrarsızlık riskiyle karşı karşıya bırakan saldırılardan ivedilikle vazgeçilmesi dünya barışı adına elzemdir. Sivillerin yaşam hakkını hiçe sayan bu saldırılar, insanlığa karşı işlenen ağır suçlar olarak tarihe geçmektedir. Orta Doğu’da yanan ateşin tüm insanlığın vicdanını tutuşturacağı ve bütün dünyayı saracağı da unutulmamalıdır. Bizler, ecdadımızdan miras aldığımız Çanakkale ruhunu yaşatmaya, ülkemizin birliğini, bağımsızlığını ve geleceğini kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Çanakkale, dayanışmanın, kardeşliğin ve milli birlik ruhunun adıdır. Bugün bizlere düşen görev, bu büyük mirasa sahip çıkmak ve gelecek nesillere aynı bilinçle aktarmaktır. Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünü kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatanı, bayrağı ve hürriyeti için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Ruhları şad olsun."
"Seyit Onbaşı, imkansızlıklar karşısında inancın neleri başarabileceğinin en çarpıcı sembollerinden biri olmuştur"
Çanakkale ruhunun önemli isimlerinden biri olan Seyit Onbaşı’nın vatan sevgisiyle hafızalarda silinmez bir yer edindiğini aktaran Arslan, "Çanakkale geçilmez diyerek yedi düvele meydan okuyan ecdadımız, bize bağımsızlığın ve egemenliğin ne kadar büyük bedellerle kazanıldığını göstermiştir. Bugün sahip olduğumuz özgürlük ve bağımsızlık, o gün toprağa düşen binlerce şehidimizin emanetidir. Çanakkale, milletimizin birlik olduğunda neleri başarabileceğinin en güçlü göstergesi olmuştur. Çanakkale ruhunun en müstesna timsallerinden biri olan Seyit Onbaşı, imanıyla, cesaretiyle ve vatan sevgisiyle milletimizin hafızasında silinmez bir yer edinmiştir. Sırtladığı mermiyle yalnızca savaşın seyrine değil, bir milletin direniş azmine de damga vuran Seyit Onbaşı, imkansızlıklar karşısında inancın, fedakarlığın ve kararlılığın neleri başarabileceğinin en çarpıcı sembollerinden biri olmuştur" ifadelerini kullandı.
"Çanakkale’de emperyalist güçlere karşı verilen mücadele bize açık bir gerçeği göstermiştir"
İsrail’in Orta Doğu’daki hukuk tanımaz uygulamalarının uluslararası barışı yok ettiğini belirten Arslan, "Bugün dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşlar ve saldırılar, bağımsızlığın ve egemenliğin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermektedir. Son dönemde emperyalist ABD ve katil siyonist İsrail’in Orta Doğu’yu ateş topuna çeviren hukuk tanımaz uygulamaları ve bölge ülkelerinin egemenliğini hedef alan saldırıları, uluslararası barışı ve istikrarı yok etmektedir. Çanakkale’de emperyalist güçlere karşı verilen mücadele bize açık bir gerçeği göstermiştir. Bağımsızlık fedakârlıkla kazanılan ve kararlılıkla nesilden nesile taşınan bir erdem, bir emanettir. Çanakkale ruhu; zulme, işgale ve haksızlığa karşı direnen milletler için her zaman ilham kaynağı olmuştur. Dün Çanakkale’de bağımsızlık için verilen mücadele nasıl ki tarihin akışını değiştirdiyse, bugün de milletlerin kendi kaderini tayin hakkına ve egemenliğine saygı gösterilmesi, dünya barışı için hayati önem taşımaktadır. Orta Doğu’da kalıcı barış; işgal, saldırı ve güç politikalarıyla değil, demokrasi, adalet, uluslararası hukuk ve egemenlik haklarına saygı temelinde mümkündür" dedi.
"Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam edeceğiz"
Arslan, sivillerin yaşam hakkını hiçe sayan saldırıların insanlığa karşı işlenen ağır suçlar olarak tarihe geçtiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Orta Doğu’yu daha büyük bir çatışma ve istikrarsızlık riskiyle karşı karşıya bırakan saldırılardan ivedilikle vazgeçilmesi dünya barışı adına elzemdir. Sivillerin yaşam hakkını hiçe sayan bu saldırılar, insanlığa karşı işlenen ağır suçlar olarak tarihe geçmektedir. Orta Doğu’da yanan ateşin tüm insanlığın vicdanını tutuşturacağı ve bütün dünyayı saracağı da unutulmamalıdır. Bizler, ecdadımızdan miras aldığımız Çanakkale ruhunu yaşatmaya, ülkemizin birliğini, bağımsızlığını ve geleceğini kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Çanakkale, dayanışmanın, kardeşliğin ve milli birlik ruhunun adıdır. Bugün bizlere düşen görev, bu büyük mirasa sahip çıkmak ve gelecek nesillere aynı bilinçle aktarmaktır. Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünü kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatanı, bayrağı ve hürriyeti için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Ruhları şad olsun."