“Para”nın oyununun “gönüllü” oyuncuları: Tiyatro.da’dan Neredeyse Eşittir

Özel tiyatroların ayakta durmakta giderek daha fazla zorlandığı şu günlerde amatör bir tiyatro ruhuyla, sırf sahnede olmak ve oynamak için (üstelik profesyonel olarak çalıştıkları başka işleri varken) bir tiyatro ekibi kurup oyun çıkaran kaç gruptan bahsedebiliriz? Üstelik bu ekip “para”yı anlatan bir oyunu para için değil tamamen tiyatro sevgisi için oynuyor!

Video editörü arkadaşım Rüzgâr Ali Özkan ile soluğu Kumbaracı 50’de aldık ve Neredeyse Eşittir oyununun yönetmeni İsmail Sağır, Tiyatro.da ekibinden Aygen Tezcan ve Esra Dutipek Erkuş ile hem özel tiyatroların sahne almak için harcadıkları çabayı hem de Neredeyse Eşittir oyununu konuştuk.

Esra Dutipek Erkuş, Aygen Tezcan ve İsmail Sağır ile Kumbaracı 50’de buluştuk.

Beyoğlu’nun sayılı tiyatro sahnelerinden biri olan Kumbaracı 50’nin tiyatro gönüllüleri için açtığı “ondokuzotuz/iş çıkışı tiyatro” kurslarını duyanlar olacaktır. Tiyatro.da bu sene 8. kez başvuru almaya başlayan “ondokuzotuz/iş çıkışı tiyatro” kurslarında tanışmış ve eğitim almış 6 kişiden oluşuyor. Bu ekibin şansı da şanssızlığı da pandemi olmuş diyebilirim sanırım.

Neredeyse Eşittir oyun afişi. Afiş Tasarımı: Aycan Kızılkaya

Tiyatro.da ekibinden olmayan ancak Neredeyse Eşittir oyununda oyunculuğun yanı sıra hem yönetmenliği hem dekor/ışık tasarımını üstlenen İsmail Sağır, pandemi döneminde online buluşmalarla oyun çalışan ve sahnede seyirciyle tiyatro yapmak isteyen bu ekibin beklediği yüreklendirmeyi yapmış, “Hadi bir metin bulalım, bir oyun çıkaralım o zaman” diyerek Neredeyse Eşittir’in yolculuğunu başlatmış.

“EKİP OLMAK, HER TAŞIN ALTINA ELİNİ KOYMAK BU İŞİN DOĞASI!”

Tiyatro.da ekibi Anıl Şafak Kaçar, Aygen Tezcan, Esra Erkuş Dutipek, Murat Altınışık, Selin Kitiş ve Aycan Kızılkaya’dan oluşuyor. Ancak Kumbaracı 50, tiyatro gönüllüsü bu ekibe elinden geldiğince alan açıyor. İsmail Sağır, bu durumu “Kumbaracı 50’de içime işleyen ekip olma duygusunu bu oyunda da tattık. Zaten “ondokuzotuz” kursunun amacı da oydu. Ekip olmak, her taşın altına elini koymak bu işin doğası, başka nasıl yapılır da bilmiyoruz” diyerek açıklıyor.

“AYGEN BİZİM PRODÜKTÖRÜMÜZ!”

Neredeyse Eşittir hem Tiyatro.da’nın hem de ekibi oluşturan oyuncuların biri hariç ilk oyunu. Bu denklemi bozan isim Aygen Tezcan. Aygen Hanım, uzun yıllar reklamcı olarak çalıştıktan sonra emekli olunca bütün varlığı ile tiyatro için uğraşmaya başlamış. Esra Dutipek, “Aygen bizim prodüktörümüz!” diye takılıyor. Aygen Tezcan bu takılmaya “Çünkü emekliyim! Zaman lüksü olan benim aralarında” diye karşılık veriyor.

Esra Dutipek’in bu takılmasının arkası çok da boş değil. Aygen Tezcan, pandemiden önce Boğaziçi Üniversitesi’nde tiyatro yaptığı arkadaşlarını bir araya toplamış ve Art Niyet isimli bir topluluk kurmuş. 2019’da sahneye koydukları Kel Şarkıcı oyunu pandemi arasına takılınca Aygen Hanım yeni bir ekiple yeni bir oyunun yolculuğuna çıkmış.

Tiyatro.da ekibinin halihazırda geçimlerini sağladıkları işleri, meslekleri var. Ekip tamamen gönüllü olarak, sahnede olmak ve tiyatrodan kopmamak için Tiyatro.da’ya yatırım yapıyor ve üretmeye devam etmek istiyor. Esra Dutipek, ekip içinde yazıyla arası iyi olan arkadaşlarının olduğundan bahsediyor: Belki bir oyun yazmayı deneriz, belki kendi oyunumuzu oynarız diye düşünüyoruz sık sık. Neredeyse Eşittir’den sonra da gerek başka oyunlar gerek bizim yazdıklarımız, oynamak istiyoruz.

Burada Aygen Hanım sözü alıyor ve tiyatroyu profesyonel olarak yapmakla keyif için yapmanın pek çok konuda ayrıştığından bahsediyor: Alternatif tiyatroların bugünkü sanat ortamında yaşaması çok zor. Seyirci sayısı az değil ancak genelde ana akım diyeceğimiz oyunlar tercih ediliyor. Tiyatroyu profesyonel bir zeminde yürütmek çok zor.

“TİYATRONUN TEK SPONSORU SEYİRCİ”

Gerek pandeminin zorlu koşulları gerekse ülke ekonomisinin içinde bulunduğu zorlu günler özellikle alternatif tiyatrolar için şartları giderek zorlaştırıyor. İsmail Sağır, tiyatronun tek sponsorunun seyirci olduğunu söylüyor: Kumbaracı 50 bile pandemiden çıkabildiyse seyirci sayesinde çıkabildi. Ancak tiyatronun daha büyük sponsorları olması gerekiyor.

Türkiye’de tiyatro seyircisi yok değil. Var olan sahnelerde seyirciyle buluşma fırsatı bulan oyunlar çoğunlukla salonu dolduruyor. Ancak salon kiraları, ışık kiraları ve diğer tüm giderler özellikle küçük ekiplerin yaratıcı ve cesur işler üzerinde yoğunlaşmasını engelliyor. Günün sonunda çoğu ekip tuttuğunu düşündüğü oyunlara, birbirinin tekrarı rejilere meylediyor.

“TİYATRONUN YAŞAMASINI İSTİYORLARSA OYUNLARA SPONSOR OLMALILAR”

Aygen Hanım, biraz da uzun yıllar reklam sektöründe çalışmış olmasının verdiği gözlemle özellikle alternatif ekiplerinin belli şirketler tarafından desteklenmesi gerektiğini düşünüyor: Tiyatro alanına yatırım yapan bir takım prodüksiyon şirketleri var. Eğer bunlar bu ülkede tiyatronun yaşamasını istiyorsa, geniş bir skalada sürmesini istiyorsa gönüllülük esasıyla her sene potalarına birkaç iş almaları gerekir.

Yani her sene “3 tane büyük oyun, 2 tane de küçük oyunu biz alacağız” demeleri lazım. Bunun yanında tiyatro festivallerinin ve tiyatro ödüllerinin de her sene birkaç oyunu maddi olarak desteklemeliler diye düşünüyorum. Bu noktada ben belediyelere çok büyük görev düştüğüne inanıyorum. Mesela bizim İzmir turnemizi hem Karşıyaka Belediyesi hem İzmir Büyükşehir Belediyesi destekliyor. Ayvalık’a da yine belediyenin desteğiyle gideceğiz. Kadıköy’de Barış Manço Kültür Merkezi’nde Kadıköy Belediyesi’nin rahat şartlarıyla oynadık. Bunlar artmalı.

Neredeyse Eşittir, tüm bu kaygılara rağmen bu yıl ikinci sezonuna başladı. Bu yolculukta seyircinin desteğinin altını bir daha çiziyoruz ve oyundan bahsetmeye başlıyoruz.

Jonas Hassen Khemiri’nin 2010’lu yıllarda yazdığı, Hasret Gültekin’in Türkçe’ye çevirdiği Neredeyse eşittir, çok dinamik ve çok hızlı akan bir oyun. Siyaset biliminden felsefeye, edebiyattan sinemaya yıllardır sıkça kendine bir tartışma alanı yaratan “kapitalist sistem” Neredeyse Eşittir ile güncel bir tartışmanın daha zeminine oturuyor.

Sisteme dâhil olup sistemi içeriden değiştirmek mi, sistemin dışında kalıp sistemle dışarıdan savaşmak mı? Neredeyse Eşittir bu soruların eşliğinde 6 oyuncuyla sahneye çıkıyor ancak 6 sandalyeden oluşan dekor ve ufak tefek aksesuarlarla dönüşen oyuncular çok fazla karaktere fırsat sunuyor. Karakterler ya “paraya sahip olmaya” ya “paranın canı cehenneme, yeter ki özgür olalım”a ya da “para o kadar da önemli değil ama hiç olmaması da katlanılır değil”e çarpıyor. Işık ve dekor değiştikçe hikâyeler birbiri arasında yolculuk yapıyor ve seyirci sürekli bir sonraki sahne ne göreceğini merak ediyor.

Ses tasarımını Onur Kahraman’ın, afiş tasarımını Aycan Kızılkaya’nın yaptığı Neredeyse Eşittir, 6 oyuncuya da neredeyse eşit bir oyun alanı sağlıyor. Sistem içerisinde var olan, yok olan, var olma mücadelesi veren ya da yok olduğunun farkında olmayan birden fazla karakterle tanışmamıza imkân sağlıyor.

Neredeyse Eşittir, 20 Aralık Çarşamba akşamı Kumbaracı 50’de, 24 Aralık Pazar günü İzmir Hikmet Şimşek Sanat Merkezi’nde, 25 Aralık Pazartesi günü akşamı ise İzmir Sanat’ta seyirciyle buluşacak. Güncel oyun tarihleri için Tiyatro.da ekibinin Instagram adresini takip edebilir, Tiyatrolar.com’u ziyaret edebilirsiniz.

Related Posts

Bir yanıt yazın

izmit escort bursa escort istanbul escort şişli escort avcılar escort beylikdüzü escort şirinevler escort avrupa yakası escort istanbul escort şişli escort ataşehir escort bursa escort betvino beylikdüzü escort şişli escort sex hikaye milanobet güncel adresi ataköy escort istanbul escort roketbet yeni giris roketbet üyelik roketbet bonuslari roketbahis yeni giris