Paris’teki kaza sonrası yasaklandı

ABD’ye uçarken zaman zaman afakanlar basıp kendi kendime “Allah aşkına bu yol bitmeyecek mi?” derken aşağıya bakıp zamanında insanların aylarca süren, belki de geri dönmenin mümkün olmayacağı deniz yolculuğunu göze almalarının temelini oluşturan sabra zihinsel boyutta bir saygı duruşunda bulunmuştum.

O sabrı zorunlu olarak gösteriyorlardı ama olsun. Yine de saygıyı hak ediyorlar.
İnsanoğlu, fethetme ve keşfetme eğiliminden dolayı asırlar içinde geliştirdiği tekniklerle yaşamı hızlandırıp dünyayı giderek küçülttü.

Her yeni teknolojinin yenisinin oluşmasını tetiklemesiyle yaşam daha da hızlandı, dünya daha da küçüldü. Bulunduğumuz yerden en uzak yerlere saatler içinde ulaşmamızın temelinde insanoğlunun hükmetme, daha iyisine, daha büyüğüne sahip olma ve merakını giderme arzusundaki sınırsızlık bulunuyor.

Hükmetme arzusundaki sınırsızlıkla II. Dünya Savaşı’nda geliştirilen yeni teknolojileri günlük yaşama uyarlamaya çabalayan bilim insanları sayesinde uzaklar yakın, yakınlar daha da yakın oldu.

II. Dünya Savaşı sırasında savaş pilotu olarak görev yapan ABD’li pilot Charles Elwood Yeager, savaş sonrasında, 14 Ekim 1947’de roketlerle takviye edilmiş Bell X-1 uçağını test ederken, ses hızını aşmayı başardı. Yeager’ın sesten hızlı bir uçaktan zarar görmeden inmesi, hava ticaretinin gelişmesi adına ilk adım olurken Sovyetler Birliği, ABD, Fransa ve İngiltere arasında kıyasıya bir rekabet başladı.

Charles Elwood Yeager (1923 – 2020)

Adı geçen ülkeler en hızlı ticari uçağını üreterek hava ulaşımında çığır açmanın peşine düştü.
Rekabet öylesine yüksek ölçüdeydi ki ortalık sanayi casuslarıyla kaynıyordu.
Amaç, süpersonik yolcu uçakları üretebilmekti.
Bu konuda ilk atılım 1956’da atıldı.
İngiltere’de ‘Sesten Hızlı Uçak Komitesi’ adında bir komite kuruldu.
Fransa ise süpersonik yolcu uçağı çalışmalarına 1962’de başladı. İki ülke havacılık konusunda bilgilerini ve ekonomilerini birleştirme yoluna giderek ‘Anlaşma’ anlamına gelen ‘Concorde’ projesinde birlikte çalışma kararı aldı.
İngiltere ile Fransa süpersonik yolcu uçağı üretimi için harıl harıl çalışırken Sovyetler Birliği ile ABD boş durmuyordu.

Sovyetler Birliği, sesten daha hızlı uçabilen yolcu uçağı için diğer ülkelerden daha hızlı davranarak Tupolev Tu-144’ü üreterek 31 Aralık 1968’de ilk deneme uçuşunu gerçekleştirdi.
Concorde’un ilk deneme uçuşu ise tasarım açısından oldukça benzerlik gösteren Tupolev Tu-144’ten 3 ay sonra, 2 Mart 1969’da gerçekleştirilebildi.
Tupolev Tu-144, ses hızını ilk kez 5 Haziran 1969’da geçti. 15 Temmuz 1969’da Mach 2 hızı aşan ilk ticari taşıma uçağı ve tarihin en hızlı ticari uçağı oldu.

Tupolev Tu-144

Sovyetler Birliği, İngiltere – Fransa süpersonik yolcu uçağı üretimi konusunda bir hayli yol alırken ABD, bu konuda oldukça geri kaldı. 1965’te başkan Lyndon B. Johnson, kendi sesinden hızlı yolcu uçağını geliştireceğini açıkladı ama bir sonraki başkan Richard Nixon, 1971’de projeyi iptal etti.

İlk Tupolev Tu-144, 3 Haziran 1973’te Paris Hava Şovu’ndaki gösterisi sırasında çok sert bir burun aşağı manevrası sonucunda taşıyıcı sistemine aşırı yük binmesiyle havada parçalanarak düştü.
15 evin yıkıldığı kazada uçak içindeki 6, yerdeki 8 kişi hayatını kaybetti.
Bu kazadan sonra Tupolev Tu-144 gözden düşerken Boeing ve NASA, havada yakıt tüketimi ve kanat dirençlerini ölçme deneylerinde kullanmak üzere bir Tupolev Tu-144 satın aldı. Bu uçakla 19 test uçuşu gerçekleştirdi.

Concorde’un yolculu ilk uçuşu 21 Haziran 1976’da Londra – Bahreyn arasında gerçekleştirildi. 1977’den itibaren ise Paris – New York arasında seferlere başlandı.
Yolculuk, 18 bin 200 metre yükseklikte saatte 2 bin 132 km hızla yapılıyordu. (O yükseklikte dünyanın yuvarlaklığını görmek mümkündü.)

* Ses Hızı… Saatte 1235.5 km.

* Günümüzdeki yolcu uçaklarının azami uçuş yüksekliği… 11.200 metre. 

* Günümüzdeki yolcu uçaklarının azami hızı… Saatte 1000 km. 

Sonik patlamalardan çıkan yüksek sesten dolayı Concorde’un birçok ülkenin hava sahasında sesten hızlı uçması yasaklandı.

Atlas Okyanusu’nu 3 saatte aşabilen Concorde uçaklarının dış yüzeyi, çok hafif ve ısıya dayanıklı titanyum maddesinden üretildi. Uçuş sırasında sürtünme nedeniyle uçağın dış cephesindeki sıcaklık 92, burun kısmındaki sıcaklık ise 130 dereceye çıkıyordu. Isınma nedeniyle uçağın boyunun uçuş sırasında 7.5 santim uzadığı saptandı.

Kalkış ve inişlerde pilotların önünü daha iyi görmesi için uçağın sivri burnu aşağıya sarkıtılıyordu.

Elbette uzakları daha da yakın kılmanın bir bedeli vardı. Üretimi oldukça pahalıya mâl olan Concorde uçağının sefer maliyeti de oldukça yüksekti. Bir Concorde uçağının sefer maliyeti, 6 Boeing 747’nin seferiyle eşdeğer.
Hem üretim ve sefer maliyetinin yüksekliği hem de azami 125 yolcu kapasiteye sahip olması doğal olarak bilet ücretlerine yansıdı. Bu nedenle ses hızında uçma deneyimini sadece zengin ve ünlü kişiler deneyimleyebildi.

30 yıllık tarihinde sadece 16 tane üretilen Concorde uçaklarının sonu 25 Temmuz 2000’de geldi. Paris Charles de Gaulle Havaalanı’ndan kalkışından 1.5 dk sonra geçirdiği kaza sonrası Concorde uçuşları durduruldu.

Kazada 113 kişi hayatını kaybetti.

Kaza, yüksek miktarda yakıt harcaması ve kalkışlarda yüksek ölçüde ses çıkarmasının yanında ekonomik olmaması nedeniyle yaygın olarak kullanılamayan Concorde uçaklarının seferden kaldırılması için bir fırsat oldu. 26 Kasım 2003’te yapılan simgesel son uçuştan sonra hiçbir yolcu sesten daha hızlı uçamadı.

Mürettebat… 9
Yolcu Kapasitesi… 92 – 120 yolcu
Uzunluk… 61.66 metre
Kanat açıklığı… 25.6 metre
Yükseklik… 12.2 metre
Menzil… 7.250 km

1979’da David Lowell Rich’in yönettiği ‘The Concorde – Airport 79’ adlı sinema filminde Concorde uçağının düşmesi bu uçaklarla sefer yapan iki uçak şirketinin tepkisini çekmişti.
Alain Delon, George Kennedy, Robert Wagner ve Sylvia Kristel’in başrollerini paylaştığı filmde Concorde uçağı sabotajla düşürülmüştü.

14 milyon dolara çekilen ‘The Concorde – Airport 79’, 65 milyon dolar hasılat elde etti.

Uçak üreticileri, kazadan sonra süpersonik uçak üretim çalışmalarını durdururken enerjilerini daha yüksek yolcu kapasiteli, daha ekonomik ve daha konforlu uçak üretimine yönlendirdi. Elbette artan nüfusa oranla daha çok üretimde bulunmak da üreticilerin öncelikleri arasında yer alıyor.

Ne var ki zamanı daha iyi kullanma arzusu içindeki insanoğlu, var olanla yetinmeyerek daha hızlı ulaşımın peşinde koşuyor. Bu nedenle Concorde kadar hızlı uçabilen uçakların üretilmesi yeniden gündeme geldi.
NASA, 2023’te bir X-59 QueSST prototipini test etmeyi planlıyor. Üç şirket, uzun uçuşları yarıya indirecek uçaklar tasarlıyor. General Electric de yeni bir süpersonik yolcu jet motoru üreteceğini açıkladı.
Bu uçakların üretilmesinin önündeki en büyük engel, çevreye daha fazla kirletici karbon katacak olması. Bu nedenle çevreciler, süpersonik uçakların üretilmesine şiddetle karşı çıkıyor.




Related Posts

Bir cevap yazın

izmit escort bursa escort istanbul escort şişli escort betturkey avcılar escort beylikdüzü escort şirinevler escort avrupa yakası escort istanbul escort güzel mesajlar şişli escort ataşehir escort porno bakırköy escort