Şehir Tiyatroları 11 oyun sahneleyecek

Şehir tiyatrolarından 11 oyun

Bu hafta tiyatroseverleri, Antik Yunan klasiklerinden, yeni yazarların oyunlarına kadar zengin bir repertuvar bekliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 11 oyun sahneleyecek.

KİMSE ÖYLE ŞEYLERİ KONUŞMUYOR ARTIK
Oyun, 12 Eylül darbesi dönemini en acı şekilde yaşayıp parçalanan bir ailenin bugüne uzanan hikâyesini konu alıyor. ‘Leyla’, ailesinin geçmişiyle yüzleşiyor ve onların hikâyesini anlatabilmek için hayatını değiştirmeyi göze alıyor.
Şirin Gürbüz’ün yazdığı Emre Koyuncuoğlu’nun yönettiği oyunda Bora Seçkin, Radife Baltaoğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Ebru Üstüntaş, Hazal Uprak, Can Alibeyoğlu, Kamer Karabektaş rol alıyor.

20 – 23 Ekim arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

TATLI KAÇIK
‘Mr. Tanner’ ile paylaştığı evinde, çöp toplayarak yaşayan, çevresindeki her şeye sonsuz bir sevgi ve şefkatle bağlı ‘Opal’in kendi halindeki yaşamı üç davetsiz misafirin gelişi ile umulmadık şekilde değişir. ‘So’l, ‘Gloria’ ve ‘Brad’, kendi hesaplarının peşinde ‘Opal’in huzur dolu yaşamına giriverirler. Kendi kendine yetmeyi becerse de yalnızlıktan muzdarip ‘Opal’ onları hayatına almak konusunda en ufak bir tereddüt bile duymaz ancak sonsuz bir iyi niyetle evinin kapılarını açtığı misafirleri sevgilerini paylaşmak konusunda ‘Opal’ kadar istekli değildirler.
John Patrick’in yazdığı, Ahmet Levendoğlu ile Hasan Levendoğlu’nun çevirdiği, Naşit Özcan’ın yönettiği oyunda, Ayşe Kökçü, Çağlar Polat, Eylül Soğukçay, İbrahim Can, Mehmet Soner Dinç, Mert Aykul rol alıyor.

20 – 23 Ekim arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

ÇIN SABAHTA
Zengin bir ailede yetişen ‘Güneşi’, ailesinin dayatmalarından kaçarak, kendi özgür yaşamını kurmak için mütevazı bir daireye taşınır. İdeolojilerine sıkı sıkıya bağlanmış olan ‘Güneşi’nin boşlukta debelendiği yaşamına, hemen yan dairesine taşınan ‘Feriha’ girer. Ömrü boyunca hayalini kurduğu ‘damı akmayan eve’ taşınmayı nihayet başaran ‘Feriha’nın umudu ve mutluluğu, ‘Güneşi’nin dünyasına pek çok yenilik getirecektir. Nezihe Meriç’in yazdığı Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda, Ayşe Günyüz Demirci, Hülya Karakaş rol alıyor.

20 – 23 Ekim arasında Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde.

VEBA
Nobel Ödüllü yazar Camus’nün faşizm alegorisi olarak kaleme aldığı eserde, veba salgını sırasında yaşanan kaotik durum anlatılır. Karantina döneminde verilen mücadele, belirsizlik ve korkunun egemen olduğu bir dünya canlandırılıyor.
Neil Bartlett’in uyarladığı Mehmet Ergen’in çevirip yönettiği oyunda Sevil Akı, Serdar Orçin, Emrah Can Yaylı, Burteçin Zoga, Tankut Yıldız, İrem Arslan, Özgür Dereli, Burak Davutoğlu, Ergun Üğlü, Cafer Alpsolay rol alıyor.

20 – 23 Ekim arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

HAYAT DER GÜLÜMSERİM

Yıllarca olağanüstü kadın karakterlere hayat vermiş bir oyuncu, AVM yapılmak üzere yıkılacak bir sahneye veda eder. Anlatılmaya değer bulunmayan farklı sınıflardan kadınların sıcak ve aşina hayat hikâyeleri, ilk kez aktarılır.
Özen Yula’nın yazıp yönettiği oyunda Sema Keçik, Serkan Bacak rol alıyor.

20 – 23 Ekim arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

12. GECE
William Shakespeare’in en sevilen komedilerinden biri olan ’12. Gece’de, ikiz kardeşler ‘Viola’ ve ‘Sebastian’, bir gemi kazasından sonra, birbirlerini öldü sanıp ayrı düşerler. ‘Viola’, Illyria dükü ‘Orsino’nun hizmetine girebilmek için erkek kılığına girer. ‘Orsino’ adına güzel ‘Olivia’ya kur yapmakla görevlendirilir. ‘Olivia’ ise kardeşinin ölümünden sonra yastadır ve ayağına gelen herkesi geri çevirmektedir, ta ki şimdi erkek kılığındaki ‘Viola’ya âşık olana dek.

William Shakespeare’in yazdığı, Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Ali Gökmen Altuğ, Bennu Yıldırımlar, Doğan Şirin, Emrah Özertem, Ersin Umulu, Gürkan Başbuğ, Mehmet Avdan, Neşe Ceren Aktay, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Özge Özder, Seda Fettahoğlu, Senan Kara Tutumluer, Tolga Yeter rol alıyor.

20 – 23 Ekim arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

MATRUŞKA
Bir kadın… bir erkek… bir ilişki… kavgalar, çatışmalar, ayrılıp barışmalar, kopamayışlar… Varoluştan bugüne değişmeyen rutine, iki insanın birbirini tanıma, anlama, bir arada yaşama mücadelesine yeniden ve farklı bir yorumla yaklaşan Matruşka, ilişkilerde ideali arama uğraşını mercek altına alıyor.
Erkek: İlginç bir şey bu, gittikçe küçülüyor baksana.
Kadın: Açtıkça hem küçülüyor hem de ortaya dökülüyor her şey.

70 kuşağı yazarları arasında yer alan Tuncer Cücenoğlu, toplumsal içeriğin ağır bastığı oyunlara imza atmıştır. Hemen hemen bütün oyunlarında basit ve yalın bir durum üzerinden toplumsal sorunlara eğilen yazar, yaşanan gerçeklerden yola çıkarak kaleme aldığı oyunlarında, yakın tarihimizdeki önemli olaylardan kişilere, topluma egemen olan korkulardan mesleki zorluklara, insanların içine düştüğü çıkmazdan yaşam mücadelesine kadar pek çok konuya değinir.
Tuncer Cücenoğlu’nun yazdığı Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Cem Karakaya, Derya Yıldırım rol alıyor.

20 – 23 Ekim arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

SEN İSTANBUL’DAN DAHA GÜZELSİN
Bir ailenin üç kadını; anneanne, kız ve torun… Üçünün ortak yazgısı, aynı mekanda, dile gelenlerden daha çok içlerinden sessiz sedasız geçen cümlelerde gizli… Erkeklerin yalnız ve eksik bıraktığı yaşamlarında, birbirlerine tutunurken ve giderek birbirine benzerken, geçmiş, şimdi ve gelecek içiçe geçiyor. Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, İstanbul fonunda Ayfer, Başak ve Melis’in hikâyesini anlatıyor. Kadının değişmeyen hikâyesini…

“Kucağıma almışım seni… yürümüşüz beraber, çelik tellere bakmışım, çimentoya, karşıdan yeni yeni çıkan uzun binalara… yerdeki asfalta bakmışım… yolun yarısında yorulanların sigara dumanları arasından geçmişiz, ter kokusu her yer Allah kahretsin, “boğaz havasının içine ettiniz” diye bağırdım. ‘gel kız eve gidiyoruz, sen İstanbul’dan daha güzelsin’ O gün hayatımın en güzel günüymüş, meğerse…”

Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, anlatı geleneğiyle tiyatronun çağdaş araçlarını buluşturan oyun, “üç anlatıcı’lı bir kurguyla ilerliyor. Mekânın birliğine hikayenin parçalanmışlığı ekleniyor ve farklı bir kurgu ortaya çıkıyor. Bu kurgu, geçmiş, gelecek ve şimdide çakılı kalmış üç hikâyeyi birleştiriyor. Zamanla üç hikâye de tekleşiyor ve ‘kadın’ın hikâyesine dönüşüyor…
Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği oyunda Esin Umulu, Şebnem Köstem, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor.

20 – 23 Ekim arasında Müze Gazhane Büyük Sahne’de.

HASTALIK HASTASI
‘Argan’ hastalık hastasıdır. Evde bir doktor bulunursa hem istediğim zaman tedavi olurum, hem de cebimden beş kuruş çıkmaz düşüncesiyle, kızını bir doktorla evlendirmeye karar verir. Kızı ise bir başkasına âşıktır. Argan’ın sırf parasını seven karısı ise onu hem aldatmakta, hem de elinde avucunda ne varsa almaya çalışmaktadır.
Evin, her şeyden haberdar olan son derece zeki ve iş bilir hizmetçisinin gönlü bu duruma razı olmaz. Hakikatin ve aşkın kazanması için elinden geleni yapar.
Aşk gülücüklerinin sahtesini, gerçeğinden ayırmak zordur.

Hastalık Hastası, Klasik Fransız Tiyatrosu’nun kurucularından Moliere’in (1622 – 1673) yazdığı son oyundur. İlk kez 1673’te sahnelenen oyunda Moliere, eleştirilerini mesleğini kötüye kullanarak zengin hastalarını sömüren doktorlara yöneltir.

Moliere’in yazdığı Tolga Yeter’in yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Besim Demirkıran, Çağrı Büyüksayar, Çiğdem Gürel, Elif Verit, Ersin Sanver, Gün Koper, Hüseyin Tuncel, Sevinç Erbulak, Şirin Asutay, Şükrü Türen, Tuğçe Açıkgöz rol alıyor.

21 – 23 Ekim arasında Sultangazi Hoca Ahmet Yesevi Sahnesi’nde.

İFİGENYA
Doğu ile Batı arasındaki ilk büyük savaş: Akha ordusu, Truva seferine çıkmak üzeredir. Birleşik ordu donanmasının sıkıştığı limandan kurtulup harekete geçebilmesi için rüzgâra ihtiyacı vardır. Başkomutan Agamemnon, Artemis’in kutsal geyiklerinden birini öldürdüğü için tanrıça da onun rüzgârını kesmiş ve herkesi bu limana hapsetmiştir. Doksan dokuz kralın ordusu hastalıktan kırılırken, öfkeyle bekleyen askerlerin gözü Agamemnon’dadır. Başkomutan’ın sadece kendisi ve makamı değil, başta ailesi olmak üzere, tüm ülke tehlikededir. Agamemnon’un yapabileceği tek bir şey kalmıştır: En değerli varlığı olan kızı Iphigenia’yı tanrılara kurban vermek!..

Euripides’in yazdığı Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Caner Çandarlı, Ceren Kaçar, Elvan Boran rol alıyor.

20 – 23 Ekim arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

MELEK
Aktris ‘Melek Kobra’nın günlüklerinden yola çıkılarak yazılan oyunda, kısacık bir ömre sığdırılan büyük aşk ve acılara tanıklık ederken, 1930’ların sanat hayatının içinde bir primadonnanın uyuşturucu bağımlılığı, hastalık, parasızlık ve yalnızlığa sürüklenişini izliyoruz.
Rüstem Ertuğ Altınay’ın yazdığı Jale Karabekir’in yönettiği oyunda Yeşim Koçak rol alıyor.

22 – 23 Ekim arasında Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde.

Related Posts

Bir cevap yazın

izmit escort bursa escort İstanbul escort şişli escort betturkey avcılar escort beylikdüzü escort şirinevler escort avrupa yakası escort istanbul escort güzel mesajlar