Tüm zamanların en başarılı biyografik filmleri

7


4 – Zoraki Kral (2010)
(The King’s Speech)

David Seidler’ın İngiltere Kralı VI. George’un hayat öyküsü üzerine yaptığı araştırmalardan sonra yazdığı senaryodan filme çekilen ‘Zoraki Kral’ın daha ilk anlarından itibaren konuşma güçlüğü çeken İngiltere Prensi’ne bir kraliyet mensubu olarak değil, sorununu çözmesi gereken bir insan olarak bakıyoruz. Sınıfsallığı, iktidarı ve her şeyi aşan insani bir acizlik var ortada. İşte bu yüzden her tür farklılığı aşıp onunla özdeşleşiyoruz. Filmin başarısının sırrı, bu saf, insani bakış açısını yakalayabilmesi… Yönetmen Tom Hooper, tahta VI. George olarak oturacak krala çocukluğunda aile arasında hitap edildiği gibi “Bertie” olarak bakmamızı istiyor. Avustralyalı konuşma terapisti (Geoffrey Rush) de, sorunları “Bertie”yi açığa çıkararak yenmeyi deniyor. Colin Firth, daha filmin ilk karesinden, bildiğimiz tanıdığımız Colin Firth’ü bize tümüyle unutturuyor ve “Bertie” olup çıkıyor. Onu bir baba, eş, kardeş, konuşma güçlüğü çeken bir kral olarak mükemmel biçimde yansıtıyor.
Toplam hasılat: $427.3 milyon

8


3- MUHTEŞEM SHOWMAN (2017)
(The Greatest Showman)

Amerikan gösteri dünyasının unutulmaz isimlerinden Phineas Taylor Barnum’u (1810-1891) bir müzikal kahramanı olarak görmek şaşırtıcı değil. Bill Condon ile Jenny Bicks’in yazdığı senaryo, P. T. Barnum’un hayatının belirli bir döneminde yaptıklarından yola çıkarak azı gerçek, çoğu hayal bir hikâyeye götürüyor bizi. Film, yoksul bir çocuğun hayallerini gerçekleştirmesinin öyküsü gibi başlıyor. Ama düşler hızla gerçek olunca, sıradan bir başarı öyküsü seyretmediğimizi anlıyoruz. “Muhteşem Showman”in başarının gerçek anlamı, hatta onun tarifi üzerine bir film olduğu söylenebilir. Ama daha baskın bir teması var: Elitist sanatla şov dünyasının karşı karşıya gelmesi… Hugh Jackman’ın P.T. Barnum’u canlandırdığı, Michael Gracey’nin yönettiği filmde Barnum Sirki, New York sosyetesinin elitizmine karşı yükselen yeni bir gösteri sanatı olarak sunuluyor. Bir yanda annelerinin bile utandığı, “ucube” diye ötekileştirilen insanların sahneye çıktığı Barnum Sirki var. Diğer yanda ise 19’uncu yüzyılın New York sosyetesi…
Toplam hasılat: $435.7 milyon

9


2 – KESKİN NİŞANCI (2014)
(American Sniper)

ABD’de Irak Savaşı’nın kahramanlarından biri olarak çok sevilen Chris Kyle’ın, iki yazarla birlikte hazırladığı ‘American Sniper: The Autobiography of the Most Lethal Sniper in U.S. Military History’ (2012) adlı otobiyografik kitabından esinlenen senaryoyu Jason Hall yazdı, Clint Eastwood yönetti. En iyi film dahil 6 dalda Oscar’a aday olan ‘Keskin Nişancı’, milliyetçi tavrı ve Irak Savaşı’nı hiç sorgulamayan tavrıyla öne çıkıyor. ‘ABD Irak’ta niye savaştı? Ortadoğu’da savaşın sonuçları tam olarak ne oldu? Sivil halka verilen zararın boyutu ne?’ gibi sorularla hiç ilgimiz olmuyor. Biz sadece Chris Kyle ve onun ‘koruma misyonu’na odaklanıyoruz. ‘Keskin Nişancı’, Irak Savaşı’nın gerekliliğine inanan militarist bir bakış açısına sahip. Bölgeye istikrar getirmeyen, silah tüccarlarının ve terörizmin ekmeğine yağ süren, petrolün başrolde olduğu kanlı bir savaştan söz ediyoruz. Amerikalıların aksine bunları unutup keskin nişancı Kyle’ın dramına, onun başarılarına, kahramanlığına, fedakârlığına odaklanmak bizim için pek kolay değil.
Toplam hasılat: $547.4 milyon

Related Posts

Bir yanıt yazın

izmit escort bursa escort istanbul escort şişli escort avcılar escort beylikdüzü escort şirinevler escort avrupa yakası escort istanbul escort şişli escort ataşehir escort bursa escort betvino beylikdüzü escort şişli escort sex hikaye milanobet güncel adresi ataköy escort istanbul escort roketbet yeni giris roketbet üyelik roketbet bonuslari roketbahis yeni giris antalya escort antalya escort istanbul escort