Uzmanından bayramda beslenme uyarısı: “Ani yüklenme sağlığı tehdit ediyor”

Ramazan ayının sona ermesiyle değişen beslenme düzenine dikkat edilmesi gerektiği belirten Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, bayramda ağır ve aşırı tüketimin sindirim sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Ramazan ayı boyunca değişen beslenme alışkanlıklarının ardından bayramla birlikte normal düzene geçiş sürecinde dikkatli olunması gerekiyor. Uzun süreli açlık sonrası öğün sayısının ve tüketilen besin miktarının aniden artması, mide ve sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Özellikle bayramlarda artan tatlı ve hamur işi tüketimi, sindirim problemlerinin daha sık yaşanmasına neden olabiliyor. Bu süreçte dengeli ve kontrollü beslenme önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, bir anda mideye yükleme yapılmaması gerektiğini belirterek, "Kronik bir hastalığınız varsa diyabet, hipertansiyon, kalp hastalığı gibi ve aniden midemizi hızlı bir şekilde yiyecekler ile doldurursak, kan şekerimizde bozukluklar meydana gelebilir. Sindirim sistemimizde şişkinlik ve kabızlık gibi bozulmalar yaşanabilir" dedi.

"Dikkatli olunması gerekiyor"
Bayram sabahı hafif bir kahvaltı ile güne başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Bir aylık süreç içerisinde beslenmemizde bir değişiklik oldu. Ramazan Bayramı’nın birinci günü de bu konudan dolayı dikkatli olmamız gerekiyor. Ramazan Bayramı ile başlayan geçişte yeme içme düzeninize dikkat etmemiz gerekiyor. Öğün sayımız, yeme miktarımız değişti ve geceleri sahura kalktık. Ramazan Bayramı’nda ise yoğun ikramlar ve geleneksel yemekleri yediğimizden dolayı da mide ve sindirim rahatsızlıklarını yaşama ihtimalimiz de artıyor. Bayram sabahında güne hafif bir kahvaltı ile başlayabiliriz. Özellikle tatlılar, hamur işleri ve ağır yiyeceklerden uzak durmalıyız. Geleneksel olarak bayramda bize ikram edilen yiyecekler arasında genellikle çikolata, şerbetli tatlılar ve hazır gıdalar bulunuyor. Bu yüzden de bayram sabahına kendi evimizde hafif bir kahvaltı ile başlamamız gerekiyor. İkramlıklar konusunda ısrarcı olunduğunda ise olabildiğince sakınmalıyız. Eğer alacak olduğumuzda da porsiyonları olabildiğince küçük tutup yavaş tüketmeliyiz. Bayramda özellikle şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları ve kuru meyveleri tercih etmeliyiz. Porsiyonları da olabildiğince küçük almalıyız" diye konuştu.

"Kalp krizi gibi sonuçlar ortaya çıkabilir"
Mideye aniden yüklenmenin sindirim sistemini bozabileceği ve kabızlık gibi sorunlara yol açabileceğini belirten Kurtça, "Eğer yaşlıysak veya kronik bir hastalığınız varsa diyabet, hipertansiyon, kalp hastalığı gibi ve aniden midemizi hızlı bir şekilde yiyecekler ile doldurursak, kan şekerimizde bozukluklar meydana gelebilir. Sindirim sistemimizde şişkinlik ve kabızlık gibi bozulmalar yaşanabilir. Eğer diyabet hastalığı gibi bir hastalığımız varsa, ilerleyen süreçlerde fazla tüketilen tatlılardan dolayı şeker komasına girme gibi sonuçlarla da karşılaşabiliriz. Tansiyon hastası bir bireysek ve tuzlu, kafein oranı fazla içecekler tüketirsek, yani fazla kahve ve çay gibi tansiyon yükselmesi gibi durumlarla da karşı karşıya kalabiliriz. Eğer kalp hastalığımız varsa, kalbe yeterli kan akışını sağlayamazsak kalp krizi gibi sonuçlarla da karşılaşabiliriz. Bayramda ve bayramdan sonra da öğün geçişlerimiz yumuşak olmalıdır. Öğün sayımızı aniden arttırmamalıyız ve yiyecekleri birden tüketmemeliyiz. Yiyecek seçiminde ise daha çok posalı besinleri tercih etmeliyiz. Sebze ve meyveler muhakkak soframızda olmalı, hazır gıdalardan uzak durmalıyız ve günde 2 ila 3 litre arasında su tüketmeliyiz. Ayran, az şekerli limonata ve taze sıkılmış meyve suları da tüketebiliriz" dedi.