Küçük yaşlarda babasının ormandan kestiği ardıç ağacından yaptığı ayakcakla tanıştığını anlatan Hasan Dursun, o günlerden beri bu aracı kullandığını söyledi. Dursun, “Ben küçük çocuk iken bunu babam yapardı. Ben de o yaşlardan beri bunu yapıp kullanıyorum” dedi.
Ayakcakları tamamen kendi imkânlarıyla yaptığını ifade eden Dursun, “Bunları kendim yapıyorum. Dağdaki ormanda ardıç ağacından kesip kendim yaptım. Yaşlandığım için uzun süreli binemiyorum. Genç olsam elli, yüz metre giderim. Bazen ayakcak ile düğünlerde köy meydanına gidip geziyorum” şeklinde konuştu.
Ardıç ağacının dayanıklılığına dikkat çeken Dursun, başka ağaçtan ayakcak yapılamayacağını vurgulayarak, “Ardıç ağacı dikenli ağaçtır, ormanda olur. Bu başka ağaçtan olmaz. Dalı kuvvetli olmaz. Üzerine çıkınca çekmez, kırılır. Babam ormana gidince oradan keser getirirdi. Yapınca ben de binerdim. Köy meydanında çeşme var. Orada yüksek bir taş vardı. Ona çıkıp oradan atlardım” ifadelerini kullandı.
Kendisinden sonra bu geleneği sürdürecek kimsenin kalmayacağını dile getiren Hasan Dursun, “Torunum var 15-16 yaşlarında. O arada biniyor ama merakı yok. Bu geleneği devam ettirmezler” diyerek sözlerini tamamladı.
Van’da Ramazan öncesi manevi atmosfer tarihi camide yaşanıyor
1
Bu mahtara herkes ‘abi’ demek zorunda kalıyor
2
Balık üreticisinin savakları açık barajda yürekleri ağızlara getiren temizlik çalışması
3
Tatvan’da şehir merkezine inen kurt görüntülendi
4
Bingöl’de yoğun sis etkili oldu
5
Sumud yeniden yolda: İlkbaharda Gazze’ye ikinci sefer
6
Gaziantep’te 2026 yılının ilk bebeği “Ayaz” oldu
7
Asrın felaketinde hayatını kaybedenler düzenlenen programla anıldı