İnegöl’de turizm atağı

İnegöl için yeni bir atak

Evliya Çelebi; İnegöl’ün cuma günü, yani o dönemdeki söylenişine göre Ezine günü fethedildiği için ‘Ezinegöl’ adını aldığını, zamanla baştaki ‘Ez’in kaldırıldığını rivayet eder.

İnegöl, eskiçağda askeri ve ticari anayolların güzergâhında bulunmasından dolayı sık sık istilalara uğradı. 5 bin yıllık bir geçmişe sahip İnegöl’de sırasıyla Frigyalılar Lidyalılar,Pers, Makedonyalıların hüküm sürdüğü tespit edildi. Daha sonra Trakya’dan göç ederek Bursa – İzmit bölgesine yerleşip Bursa’yı başkent yapan Bitinyalıların son İmparatoru IV. Nikodomes’in krallığını Roma İmparatorluğu’na vasiyet etmesiyle bölge, M.Ö. 74’te Roma İmparatorluğu egemenliği altına girdi.
İnegöl, M.S. 395’te Roma İmparatorluğu’nun bölünmesinden sonra, Doğu Roma İmparatorluğu’nun egemenliğine geçerek Osmanlı Beyliği’nin kuruluşuna kadar bir Tekfurluk merkezi olarak Bizans hâkimiyeti altında kalmaya devam etti.

Babası Ertuğrul Bey’in ölümü üzerine 1281’de beyliğin başına getirilen Osman Bey Bizans’a karşı fetihlere başladı. 1284’te Ermeni Beli’nde Bizanslılar ile yapılan savaşta kardeşi Savcı Bey’in oğlu Baykoca’nın şehit düşmesi üzerine geri çekildi.
Baykoca, hanedanın ilk şehidi olup, mezarı İnegöl’ün Hamzabey Mahallesi’nde bulunuyor.
Geri çekilmeye rağmen bu ilk askeri harekâtla Osmanlı tarihi de başladı. Altı yüzyıl boyunca hüküm sürecek bir devletin temelleri Söğüt, Bilecik, Domaniç ve İnegöl dörtgeninde kısa sürede atılmış oldu.

Bu savaştan bir süre sonra Osman Bey, baskınla İnegöl yakınlarındaki Kulaca Kalesi’ni ele geçirdi.
Bu gelişmelerden endişe duyan İnegöl tekfuru, diğer tekfurlarla ittifak kurdu. Bu ittifaktan haberi olan Osman Bey, silah arkadaşı Turgut Alp’i İnegöl’ün fethi için görevlendirdi. Turgut Alp’in uyguladığı kuşatma planıyla, çevresi iyice daralan İnegöl, 1299’da fethedildi.

2021 yılı verilerine göre 286.848 kişilik nüfusa sahip olan İnegöl, Bursa’nın merkez dışındaki en büyük ilçesi konumunda.
İnegöl’de Osmanlı döneminden kalan tarihi eserler bulunuyor. Yıldırım Camii, İshakpaşa Camii, İshakpaşa Külliyesi, İshakpaşa Türbesi ve İnegöl Kapalıçarşı, ilçenin simgeleri arasında yer alıyor.
İnegöl Kent Müzesi, ilk ve tek ilçe müzesi olarak dikkat çekiyor. Müzenin bir diğer özelliğiyse sergilenen objelerin yerel halktan bağış yoluyla sağlanması.

İnegöl Kent Müzesi

İnegöl Kent Müzesi

İnegöl’e 27 kilometre uzaklıktaki Oylat Kaplıcaları, sağlık turizminin temel taşlarından biri olarak hizmet veriyor. Uludağ’ın kar suları ve civardaki kaynaklardan beslenen kaplıcalara gösterilen ilgi bir hayli fazla.
Keza Türkiye’nin üçüncü büyük mağarası olan; bol miktarda sarkıt, dikit, sütun, duvar ve perde damlataşları bulunduğu Oylat Mağarası’na da öyle.

Bu kadar tarihi, kültürel ve doğal özelliklere sahip İnegöl’de yeni hedef turizm. Bu alanda var olan değerlerin yanı sıra özellikle son yıllarda yapılan çalışmalarla şehrin turizmden hak ettiği payı alması adına ciddi çalışmalar ortaya koyan İnegöl Belediyesi, gastronomi ve turizmi hareketlendirecek bir adım daha attı. TÜRSAB iş birliğiyle Türkiye’nin önemli turizm paydaşları İnegöl’e getirildi. Gastronomi uzmanları, basın temsilcileri, acente temsilcileri, turizmciler ve şefler için Perşembe ve Cuma gününü kapsayan iki günlük İnegöl turu düzenlendi. Şehrin tarihi, kültürel değerleri, doğal zenginlikleri, tarım değerleri, gastronomisi, kaplıcası ve turizme dair tüm yönleri, bu iki günlük organizasyonda turizm elçilerine tanıtıldı.

İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban

İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban

Turizm konusunda ciddi bir atak başlatan İnegöl Belediyesi, TÜRSAB iş birliğiyle Türkiye’nin önemli turizm paydaşlarını İnegöl’de ağırladı. Gastronomi uzmanları, basın temsilcileri, acente temsilcileri, turizmciler ve şefler iki günlük İnegöl programında şehrin tarihini, kültürel zenginliklerini, kaplıcalarını, doğasını ve İnegöl’de turizme dair tüm değerleri yerinde keşfetme imkânı buldu. Bu çalışmayla şehrin turizmde yeni bir sürece girmesi hedeflenirken, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban turizmcilere seslenerek; “Rotanız İnegöl olsun” çağrısında bulundu.

İki günlük organizasyonda İnegöl’ün tüm yönlerini keşfetme imkânı bulan konuklar, doğasından gastronomi lezzetlerine şehrin her bir değerini deneyimleme fırsatı buldular. Perşembe günü İnegöl köftesi tanıtımı ve ikramıyla başlayan programda, sırasıyla; çarşı bölgesi ve İshakpaşa camisi ile türbesi, İnegöl Kent Müzesi, Mobilya ve Ağaç İşleri Müzesi ziyaret edildi. Ardından Tuzla kırsal mahallesinde Türkiye’nin tek parça halinde ekili en büyük yaban mersini tarlası ziyaret edilerek yaban mersini hasadı yapıldı. Burada Patika Kafede yaban mersini ile ikramlar hazırlanarak yeni lezzetler keşfedildi. Günün finali ise Ortaköy Tarihi Kervansarayında Gastro İnegöl çalışmaları ile ortaya çıkan İnegöl’ün lezzetleri konuklara ikram edilerek tanıtıldı. Cuma günü ise Oylat gezisi ile başlayan programda, İnegöl’ün eşsiz doğası keşfedildi. Oylat’ın yeşil ormanları içerisinde yürüyüş yapan konuklar, ardından bir diğer tarımsal değerimiz çilek hasadı için Kurşunlu Mahallesine geldi. Kafile, burada çilek hasadı yapıp çilek bahçelerini gezdikten sonra Kazancı bölgesinde ziyaret ve incelemeler yaptı. İkİ günlük İnegöl turu Gençlik Merkezi zemin katında bulunan Nöbetçi Kitaphane ziyareti ve yemek ikramıyla son buldu.

İki günlük programa ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl’ün kültürel zenginliğine dikkat çekerek; “TÜRSAB Birlik Yöneticilerimiz, Alan Başkanlarımızı, Turizm Acentelerini, Turizm Uzmanlarını, gastronomi yazarlarını şehrimizde ağırlıyoruz. Biz bu çalışmayla neyi hedefliyoruz dersek; İnegöl’ümüz iyi bir sanayi şehri. Beraberinde İnegöl bereketli toprakların bulunduğu bir tarım şehri. Bunlarla birlikte İnegöl’ün turizm yönünü de ön plana çıkarmak istiyoruz. İnegöl şehri, üzerinde kurulu bulunduğu yaklaşık bin km2’lik alanın yüzde 50’si ormanlarla kaplı bir şehir. Uludağ’ın eteklerinde kurulmuş, eşsiz güzelliklere sahip bir şehir. Havasıyla, suyuyla, ormanlarıyla, yaylalarıyla, şelaleleri ve mağaralarıyla çok kıymetli bir lokasyonda bulunuyor. Buradan hareketle bu şehirde Türkiye’nin tüm vilayetlerinden yaşayan vatandaşlarımız var. Bununla alakalı olarak da biz bunu bir zenginlik olarak görüyoruz. Bu kültürel zenginliğin de meyvesi olarak yemek zenginliğini görüyoruz. Bunun da bir gastronomi zenginliğine dönüşmesi için bugün bu kıymetli heyetlerle çalışmalar yapıyoruz” dedi.

Şehrin önemli gastronomi ürünlerinden birinin İnegöl Köftesi olduğuna da vurgu yapan Başkan Taban, “İnegöl Köftesinden daha fazlası diyerek çıktığımız yolda 150’nin üzerinde yemek çeşidini, yemek zenginliğini tespit ettik. Bunların her birini de mutfaklarımızda deneyimletmeye çalışıyoruz. Bu vesileyle ben tüm turizm severleri, doğa severleri, gastronomi meraklılarını şehrimize davet etmek istiyorum. Zira burada gerçekten İnegöl Köftesinden daha fazlasını bulacaklar” diye konuştu.

İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, iki günlük programın şehrin turizmine katkı sağlayacak bir çalışma olduğunu da belirterek şöyle dedi: Doğal alanlarımızda da kamp, trekking, motokros ve ATV gibi pek çok turları da bulabilecekleri ve adrenalini yüksek yamaç paraşütü gibi hizmetlerin yer aldığı bir ortam olduğunu ifade etmek istiyorum. Acentelerimiz şehrimizde iki gün boyunca bunları deneyimleyecekler ve sonrasında kendilerini uğurlayacağız. Ben bu çalışmanın kıymetli olduğunu düşünüyorum. Şehrimizin tüm değerlerini kendilerine gezdiriyor ve tanıtıyoruz. Kaplıcalarımız, Oylat Mağaramız, Mobilya AVM’lerimiz, mağaramız, müzelerimiz, yaban mersini ve çilek hasadı gibi pek çok konuyu deneyimleyerek görmelerini istedik. Devamında bunların turizme döndürülmesiyle ilgili hayat bulacağını düşünüyorum. İnegöl; İstanbul, İzmir Ankara üçgeninin ortasında kalan ve ulaşım açısından da pek çok kolaylığı bulunan bir şehir. Burada tüm misafirlerimizi ağırlamaktan da mutluluk duyacağız. Ben hem İnegöl’ü yakından tanımak isteyenlere hem de turizm acentelerimize bir çağrı yaparak, rotanız İnegöl olsun tavsiyesinde bulunmak istiyorum.

Türkiye’nin önemli turizm temsilcilerinin yer aldığı programın Ortaköy Kervansarayında yapılan Gastro İnegöl lezzetlerinin tanıtım bölümüne katılan Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Kamil Özer, “Bursa bir turizm kenti… Kültür turizminde özellikle Payitaht Osmanlı’nın başkenti olarak turizmin tüm alanlarında hakikaten çok önemli bir noktada varlığı olan, ancak gidecek çok uzun yolu olan bir şehir. Çünkü turizmde bir ürününüz olacak. Bunu marka haline getireceksiniz, pazarlayacaksınız ve sürekliliği sağlayan kaliteyi sağlayacaksınız. Bugün ürünümüz var, pazarlamaya çalışıyoruz. Sürdürülebilirliği de ne kadar sağlayabilirsek önemli bir noktaya gideceğimiz aşikar” ifadelerinde bulundu.

TÜRSAB İkinci Başkanı Ali Bilir de İnegöl mutfağından övgüyle söz etti. Bilir, “TÜRSAB olarak 18 ihtisasımız var. Gastronomi, kültür, sağlık, spor gibi turizmin çeşitli alanları bulunuyor. Bursa turizmden payını alıyordu, İnegöl ile bu pay daha da yükselecek. İnegöl denince bizim aklımıza mobilya ve köfte gelirdi. Aslında İnegöl’ün çok çeşitli bir gastronomisi varmış. İnsanlar artık yeni lezzetlerin, tatların peşinde. Bir hocamız zamanında, insanlar öğlen yemeği için uçağa binip bir yere gidecek, akşam yemeği için yine uçağa binip başka bir şehre gidecek diyordu. Şu anda bunu yaşıyoruz. Hatta yurt dışına yemeğe gidenler var. Dolayısıyla İnegöl’ün bu farklı lezzetleri ve gastronomi çok önemli. Sizin de burada insanları peşinden koşturacak bir mutfağınız var” diye konuştu.

İnegöl Belediyesi organizasyonuyla şehrin turizm değerlerini keşfetme imkânı bulan Gastronomi Turizmi İhtisas Başkanı Ömer Kartın da şehre dair görüş ve önerilerini paylaştı. Kartın, “ Acentelerimizle İnegöl’de olduğumuz için çok keyifliyiz. Yeni bir aktiviteyi Türk turizmine katmanın gururunu yaşıyoruz. Önümüzdeki dönemde acentelerimiz buralara turlarını getirecekler ve bölgenin turizmi canlanacak. Yaban mersini de her geçen gün popülerleşen bir meyve. Gastronomi turizmine de değer katacak bir ürün. Burada harika bir coğrafya var. 1 – 2 yıl içerisinde burada kaliteli, niş bir turizm gelişecek” dedi.

TÜRSAB Asya Bölge Temsil Kurulu Başkanı Sedat Başalan da “İnegöl’ün yaban mersini bahçelerindeyiz. Gelecek adına güzel bir turizm rotası olabilecek bir yerdeyiz” şeklinde konuştu. Yaban mersiniyle yeni lezzetler sunan Şef Savaş Ergen ise “Yaban mersini mutfağımıza ve marketlerimize yeni girmiş bir ürün. İnegöl’de bunun yetişiyor olması büyük şansı. 1200 rakımlı şahane Tuzla bölgesinde üretimi yapılıyor. Bugün hasat yapıyoruz. Dışarıdan gelenlerden çok daha lezzetli” diye konuştu.

TÜRSAB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Hasan Eker de “Artık turizmde insanlar farklı turizm çeşitlerini denemek istiyor. Eko turizm, tarım turizmi… Bugün de İnegöl’de TÜRSAB Üyesi acentelerimize bir İnegöl turu düzenledik. Şu anda katılımcılar Yaban Mersini meyvesi topluyorlar. Eşsiz bir manzarada burada olduğumuz için çok mutluyuz” dedi.




Related Posts

Bir cevap yazın

izmit escort bursa escort istanbul escort şişli escort avcılar escort beylikdüzü escort şirinevler escort avrupa yakası escort istanbul escort şişli escort ataşehir escort şişli escort sex hikaye