‘Müjdemi İsterim’in çekimleri tamamlandı

Ahmet ‘Kural’ı yine bozmadı

Açıkçası dananın kuyruğu eylülde başlayacak olan 2022 – 2023 sinema mevsiminde kopacak.
Pandemi nedeniyle çekimleri ötelenen büyük yapım ölçeğine sahip filmlerin çekimlerine tamamen normalleşme süreciyle birlikte başlandı.

Görünen o ki yeni mevsimde sinema salonlarıyla dijital platformlar arasında kıyasıya bir rekabet yaşanacak.
Peki sinemalar ile dijital platformlar arasındaki kıyasıya rekabette kazanan hangi mecra olacak?
Veya her iki mecra da varlıklarını birbirlerini besleyerek mi sürdürecek?
Bu soruların cevabı net olarak birkaç yıl içinde ortaya çıkacaktır.
Ya biri izleyicilere daha çok hitap edip sinema adına daha çok paya sahip olarak diğerini gölgede bırakacak ya da her ikisi de rakip olsalar da varlıklarını büyüyerek sürdürmeleri birbiriyle etkileşim içinde olmalarına bağlı olacak.
Hangisinin olacağını da elbette izleyicilerin eğilimi belirleyecek.
İzleyiciler, filmleri sinema salonlarında mı yoksa dijital platformlar da mı izlemeyi tercih edecek?
Ya da yeterli bütçe ve zaman ayırıp her ikisinde de izleme seçeneğini mi kullanacak?

Filmlerin izleyicilerle sinema salonlarında mı yoksa dijital platformlarda mı buluşması noktasında karar verecek kişiler elbette yapımcılar.
Dijital platformların yapımcıları kendi safına çekmek için kullandığı ilk ve en etkili enstrüman elbette yüksek miktardaki paralar.
Sinemada bir filmden bırakın kâr elde etmeyi harcanan paranın geri dönüp dönmeyeceği bile belli değil.
Dijital platformlarda ise alacakları paranın ne kadar olduğunu bildikleri için yapımcılar adına risk faktörü ortadan kalkıyor.
İkinci enstrüman ise filmlerin izleyicilere küresel ölçekte ulaşabiliyor olması. Bu durum ise yapımcıdan çok filmlerin yönetmenleri, senaristleri ve oyuncularıyla ilgili.
Yapılacak dublaj, olmadı alt yazıyla filmler, yabancılara da hitap edebilir. Bunun sonucunda da yönetmenler, senaristler ve oyuncular kabiliyetlerini gözler önüne serme olanağı bulup büyük stüdyoların dikkatini çekebilir.

Bu kadar avantajlı olanaklara sahip olmasına rağmen bütün filmler neden dijital platformlara çekilmiyor?
Bunun başlıca nedeni sinema perdesinin büyüsü.
Her ne kadar evlerimizdeki televizyonların ekranı büyüdükçe büyüse, görüntü ve ses teknolojisi geliştikçe gelişse de bir sinema salonuyla rekabet etmesi söz konusu bile olamaz.
Elbette insanların sosyalleşme arzusu ve izledikleriyle büründükleri ruh halini sinema salonundaki diğer herkeste de görme keyfi beyazperdenin dijital platformlar karşısındaki en etkin avantajlarından biri. 
Örneğin bir komedi filminde atılan kahkahaları, bir dram filminde ise hüznü paylaşmak izleyicilere kendilerini iyi hissettiren unsurlar arasında yer alıyor.

Bunlardan dolayı sinema sektöründe dijital platformların film izleme merkezi haline dönüşmeyeceği, beyazperdenin ise hâkimiyetini her daim sürdüreceğini düşünen yapımcıların sayısı hiç de az değil.
O yapımcılar, dijital platformların pandeminin ve yeni bir izlence aracı olmasının etkisiyle yükselişe geçtiğini, izleyicilerin uzun vadede sinema salonlarını daha çok tercih edeceğini düşünüyor.

Peki günümüzde durum nedir?
Yukarıda da sözünü ettiğim gibi izleyiciler üzerinde sinema salonlarının mı yoksa dijital platformların mı daha yoğun etkisi olacağı 2022 – 2023 sezonunda kendini belli edecek.
Yeni sezonu beklemeden de konuyla ilgili bir fikir sahibi olmak söz konusu.
2022’nin ocak ile haziran arasındaki 5 aylık süreçte izleyicilerin filmleri sinema salonlarında izleme eğilimini gözler önüne serdi.

Pandeminin etkisinin olduğu 2020 ile 2021’in gişe verilerini kapsam dışı bırakıp 2019 ile 2022’nin ilk 5 ayını karşılaştırmak, izleyicilerin sinema salonuna girme eğilimi hakkında iyi bir fikir verecektir.
2022’de 2019’a oranla izleyicilerin yoğun ilgi göstereceği daha az sayıda büyük yapım ölçeğine sahip filmler gösterime girdi. Genel olarak da 2022’deki film sayısı, 2019’a oranla bir hayli azdı.
Buna rağmen 2022’nin ilk 5 ayındaki izleyici sayısı, 2019’un ilk 5 ayındaki izleyici sayısından sadece % 13 daha az.

Yeni sezonda izleyicilerin yoğun ilgisine mazhar olacak filmlerin sinema salonlarında gösterime girmesiyle birlikte 2019 ila 2022 arasındaki farkın kapanabileceği öngörülüyor.
O filmlerden birinin çekimleri tamamlandı.
‘Müjdemi İsterim’…

TMC‘nin yapımcısı olduğu, senaryosunu Olcay Onur Kaya ile birlikte yazan Ömer Faruk Yardımcı’nın yönettiği ‘Müjdemi İsterim’de başrolleri Ahmet Kural, Ecem Erkek, İlker Aksum ve Mehmet Özgür paylaşıyor.

Aksiyon – komedi türündeki filmin son sahnelerinin çekildiği Beylerbeyi’ndeki setinin son üçüncü gününde konuk olduğum ‘Müjdemi İsterim’de sohbet ettiğim Ömer Faruk Yardımcı, Ahmet Kural, Ecem Erkek, İlker Aksum ve Mehmet Özgür’ün heyecanı ortaya çıkan işten ne ölçüde memnun kaldıklarının göstergelerinden biri.

Sohbetimiz sırasında edindiğim izlenimler şöyle…

AHMET KURAL YİNE KAZA GEÇİRDİ
Selçuk Üniversitesi’nde Radyo Televizyon Sinema Bölümü’nden mezun olduktan sonra Bilkent Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimini tamamlayan Ahmet Kural, ‘Çalgı Çengi’ ile başladığı sinema kariyerinde Selçuk Aydemir imzalı, Murat Cemcir ile birlikte başrolleri paylaştığı yüksek gişeli filmlerle son 15 yılın en etkin oyuncuları arasında yer alıyor.

Murat Cemcir demişken, geçtiğimiz günlerde yine bir ‘3 Filmlik Zeki – Metin Hikâyesi Sona Erdi’ başlığı altında ‘Ahmet Kural – Murat Cemcir ayrıldı’ söylentisi çıkarılıp basına servis edildi.
‘Müjdemi İsterim’in setinde Ahmet Kural ile sonraki gün de telefonda Murat Cemcir ile konuştuğumda iddia edildiği gibi bir ayrılığın olmadığını öğrendim.

Söz konusu söylentilerin biri tarafından Murat Cemcir’in yapımcılık kimliğindeki ticari çalışmalarına zarar vermek için özellikle üretildiğini öğrendim. Her ikisinin farklı filmlerde rol almasının fırsat bilinerek üretilen söylentilerin astı – astarı yok.
Zaten her ikisi de daha önce birçok kez, sinema ve televizyon yapımlarında iyi bir ikili olsalar da kariyerlerinde tekil çalışmaların da olacağını dile getirmişlerdi.

Ahmet Kural ile Murat Cemcir, birlikte rol aldıkları 6 filmin ve 2 TV yapımının da etkisiyle Zeki AlasyaMetin Akpınar’a benzetildi / benzetiliyor.
Söz konusu söylentiyi çıkarıp basına servis eden kişi, Ahmet Kural ile Murat Cemcir’in birlikte kaç çalışma yaptıklarından bile bihaber.

Ayrıca Zeki Alasya ile Metin Akpınar, düşünüldüğü gibi kariyerlerinde bulunan filmlerin tamamında birlikte rol almadılar.
Zeki Alasya’nın 47, Metin Akpınar’ın 37 filmi bulunuyor.
Birlikte rol aldıkları film sayısı ise 28…

Zeki Alasya’nın Metin Akpınar ile birlikte çalışma oranı… % 60
Metin Akpınar’ın Zeki Alasya ile birlikte çalışma oranı… % 75

Murat Cemcir’in kariyerinde 9, ‘Müjdemi İsterim’ ile birlikte Ahmet Kural’ın ise 10 filmi bulunuyor.
Birlikte rol aldıkları film sayısı ise… 6

Murat Cemcir’in Ahmet Kural ile birlikte çalışma oranı… % 66
Ahmet Kural’ın Murat Cemcir ile birlikte çalışma oranı… % 60

Gelelim ‘Müjdemi İsterim’e…
Bir film olsun da Ahmet Kural kaza geçirip de sakatlanmasın.
Ahmet Kural’ın kariyerinde henüz sakatlanmadığı bir filme şahit olmadım.
Bu konuda Cüneyt Arkın, Tom Cruise ve Jackie Chan neyse Ahmet Kural da o.
Diğer filmlerinde olduğu gibi ‘Müjdemi İsterim’in aksiyon sahnelerinin de hakkını verme adına rolüne kendini ziyadesiyle kaptırdığı için büyük ölçekli kazaları kıl payı atlatan Ahmet Kural, çekimlerin bitmesine az bir zaman kala dudağının patlamasıyla kuralını bozmayarak hasar almaktan kurtulamadı.

Dudağına dikiş atılan Ahmet Kural, “Bu ne ki? Çekimlerin ertelenmesine neden olmayan öncekilere göre küçük bir hasar. ‘Müjdemi İsterim’den bana kalan bir kaza hatırası bu oldu” dedi ve ekledi “Aksiyonu ve komedisi olabildiğince fazla bir film çektik. Biz çekilen her sahneden keyif aldık. İzleyicilerimizin aksiyona da komediye de doyacağı konusunda eminiz.”

Ahmet Kural’a kalsa ‘Müjdemi İsterim’ hemen gösterime girmeli. Halk gösterimleri ve bir önceki filmi ‘Baba Parası’nın 2020’nin hemen başında benim de Avrupa turnesinde şahit olduğum izleyicilerle yaşadığı etkileşime bir an önce girmek istiyor. O etkileşim Kural’a kendini iyi hissettiriyor ve mesleğine daha çok sarılmasına vesile olup oyunculuğuna daha bir anlam kazandırıyor.

ECEM ERKEK İÇİN BÜYÜK FIRSAT
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Anasanat Dalı bölümü mezunu olan
Ecem Erkek’in ilk film çalışması 2021’de dijital platformda yayınlanan ‘Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü’ olmuştu. ‘Müjdemi İsterim’, ilk beyazperde çalışması olmasından dolayı Erkek’in kariyerinde daha özel bir konuma sahip olacak.

Ahmet Kural ile iyi bir ikili oluşturduklarını dile getiren Ecem Erkek, ‘Müjdemi İsterim’in kendisi için ne ölçüde büyük bir fırsat olduğunun farkında.
Kadrosunda bulunduğu SHOW TV‘nin fenomen komedi yapımı ‘Güldür Güldür Show’da rüştünü ispat, zihinlerde yer etmiş olsa da bir sinema filminin kariyerine bulunacağı etki Ecem Erkek’i ayrıcalıklı bir konuma ulaştıracak.

İLKER AKSUM’UN ANILARI FİLM NİTELİĞİNDE
Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı’ndan 1993’te mezun olduktan sonra Ankara Devlet Tiyatrosu’nda profesyonel kariyerine başlayan İlker Aksum, Bakırköy Belediyesi Tiyatrosu ve İstanbul Şehir Tiyatroları’na geçti.

Ödül kazandığı ‘Küçük Kıyamet’ ile sinema kariyerine başlayan İlker Aksum, canlandırdığı karakterlerin başka bir oyuncu tarafından yorumlanması halinde asla aynı etkiyi bırakmayacağını  düşündüğüm, Türk sinemasının kanımca hakkı yeterince teslim edilmeyen karakter oyuncusu.
Örneğin ‘Vavien’de ‘Televizyoncu Sabri’, ‘Mutlu Aile Defteri’nde ‘Kudret’, ‘Hedefim Sensin’de ‘Yarım Hasan’, ‘7. Koğuştaki Muzice’de ‘Askorozlu’yu İlker Aksum canlandırmasaydı bu filmler eksik kalırdı.

İlker Aksum, henüz izlememiş olsak da yönetmeni Ömer Faruk Yardımcı ve rol arkadaşlarının ifadesiyle ‘Müjdemi İsterim’de de aynı etkiyi bırakacak.
Sohbetimiz sırasında anlattığı hikâyeler senaryolaştırılsa başlı başına bir film bile çıkar. Özellikle pilot olan babasının bir yönetmenden kendisi adına rol isteme hikâyesiyle rol aldığı dizide maymun ‘Çarli’ ile yaşadıkları hikâyesi favori hikâyelerinden.

MEHMET ÖZGÜR, KADRONUN AĞABEYİ
İstanbul Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nden mezun olduktan sonra profesyonel kariyerine 1993’te Antalya Devlet Tiyatrosu’nda başlayan Mehmet Özgür, komedi filmlerinden ödüllü festival filmlerine kadar iki türde de canlandırdığı karakterleri yorumlama gücüyle dikkatleri üzerine çekiyor.

Deneyimiyle, vakur kişiliğiyle ‘Müjdemi İsterim’in oyuncu kadrosunun ağabeyi konumundaki Mehmet Özgür’ün yapımcılar ve yönetmenlerin gözdesi olmasının nedenini öğrenmek için rol aldığı yapımlara bakmak yeterli.

Mehmet Özgür için ‘Müjdemi İsterim’, keyifle izlenecek bir film olmasının yanı sıra yeni sezonda sinema sektörüne hareket getirecek yapımlardan biri.

ÖMER FARUK YARDIMCI’NIN HEDEFİ ULUSLARARASI YAPIMLAR
İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarımı, Sanat ve Tasarım Fakültesi’nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi, Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümünde Yüksek Lisans yapan Ömer Faruk Yardımcı, kısa filmlerle rüştünü ispat ettikten sonra uzun metraj yapımlarla günümüzün gözde yönetmenlerinden biri olmayı başardı.

Yapımcı Erol Avcı’nın kariyerini biraz daha ışıltılı hale getirecek ‘Müjdemi İsterim’i teslim etmesi, kadrosunda bulunan kariyerli oyuncuların yönetmenliğini kabul ederek filmde rol almayı kabul etmeleri de Ömer Faruk Yardımcı’nın gözde yönetmenlerden biri olduğunun bir göstergesi.

Ulusal ve uluslararası birçok festivalde ödüller kazanan, yönettiği filmler de çeşitli kategorilerde ödüllere layık görülen Ömer Faruk Yardımcı’nın hedefleri arasında uluslararası yapımların yönetmenliğini üstlenmek bulunuyor. Türk filmlerinin yakın gelecekte TV dizilerimiz gibi uluslararası izlenirliğe sahip olacağına inanan Yardımcı, bunun için yönetmenlerden oyunculara kadar herkesin yeterli donanım ve kabiliyete sahip olduğunu söylüyor. Yeter ki o donanım ve kabiliyetin gözler önüne serileceği ortamlar sağlanabilsin.




Related Posts

Bir cevap yazın

izmit escort bursa escort İstanbul escort şişli escort betturkey avcılar escort beylikdüzü escort şirinevler escort avrupa yakası escort istanbul escort güzel mesajlar